Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/4868 E. 2016/8599 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4868
KARAR NO : 2016/8599
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Alacaklı vekili, borçlu belediyenin menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının haczine ilişkin taleplerinin İcra Müdürlüğü’nce, 5393 sayılı Yasa’nın 15. maddesinin son fıkrası uyarınca haczin ancak borçlu belediyenin bildirmiş olduğu mallar üzerinde uygulanabileceği gerekçesiyle reddedildiğini, anılan Yasa maddesinin, Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiğini ileri sürerek İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, borçlu Belediye’nin yasal zorunluluğu yerine getirerek haczedilebilecek mallarını bildirdiği, alacaklı tarafından malların haczedildiği, ancak henüz kıymet takdirlerinin yapılmadığı için ilave haczin gerekip gerekmediğinin şu aşamada bilinmediği, kıymet taktiri yapılmadan Belediye’nin taşınır, taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının haczedilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 85. maddesinin son fıkrasına göre, haciz koyan memur, borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir. Anılan düzenlemeden hareketle, hacizde tertip ilkesi ve usul ekonomisi gereğince, borçlunun malları haczedilirken, muhafazası ve satılması en kolay ve yokluğu borçluya en az yük teşkil edecek mallardan hacze başlanılması, haciz yapılırken alacaklı ve borçlunun menfaatlerinin mümkün olduğu kadar dengelenmeye çalışılması gerekmektedir.
11.09.2014 tarihli 29116 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddesine eklenen son fıkra, Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2015 tarihli ve E.: 2014/194, K.: 2015/55 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, hacizde tertip müessesesi gereği, alacaklının haciz talebinin kabulü gerekirken, iptal edilmiş yasa hükmü gerekçe yapılarak talebin reddi yerinde değildir. Mahkemece, alacaklı vekilinin şikayetinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.