Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/6253 E. 2016/9083 K. 25.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6253
KARAR NO : 2016/9083
KARAR TARİHİ : 25.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

… ve … ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair ….. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 20.02.2014 gün ve 314/123 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesine davasına konu 2612 parsel ve 1413 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan zeytin ağaçları ile 2612 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin zemin üstü 1. katının vekil edenlerinin murisi ….. tarafından yaptırıldığını açıklayarak dava konusu muhdesatların vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın görülmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacılar murisi ….’in dava konusu taşınmazların kullanımında kök murise yardımcı olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ve 13.02.2014 havale tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre; 2612 ada 1 nolu parseldeki 30.469,99 TL değerinde 248 adet zeytin ağacı, 1413 ada 1 nolu parseldeki 29.835,14 TL değerindeki 276 adet zeytin ağacı ve 2612 ada 1 nolu parselde yer alan evin 17.2.2014 havale tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre 38.525,00 TL değerinde zemin üstü 1.katın (2.katın) davacılara aidiyetinin tespitine karar verilmesi üzerine, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında işin esası yönünden bir isabetsizlik bulunmadığından aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve işin esasına yönelik davalılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-) Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur(4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer(TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır(TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespiti talebini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; dosya içeriğine, toplanan delillere, tanık beyanlarına göre dava konusu zeytin ağaçları ile evin 2.katının davacılar murisi …. tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece 13.02.2014 havale tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre; 2612 ada 1 nolu parseldeki 248 adet zeytin ağacı, 1413 ada 1 nolu parseldeki 276 adet zeytin ağacı ve 2612 ada 1 nolu parselde yer alan evin 17.2.2014 havale tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre zemin üstü 1.katın (2.katın) davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatların aidiyetine karar verilmesi ve yine dava konusu 2612 parsel sayılı taşınmazın, 2612 ada 1 nolu parsel olarak yazılması doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilin temyiz itirazları bu yönden yerinde olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekteyse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aşağıdaki şekilde hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK. m. 438/7).
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 1. ve 2. fıkralarındaki “….davacılara aidiyetinin tespitine…” sözlerinin çıkarılmasına, yerine “…davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine..” sözlerinin yazılmasına; yine hükmün 1. ve 2. fıkralarındaki “2612 ada 1 nolu parsel” sözlerinin çıkarılmasına, yerine “2612 parsel” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca ONANMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen sebeple reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine ve 1.687,80 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.