Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/6837 E. 2016/7800 K. 28.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6837
KARAR NO : 2016/7800
KARAR TARİHİ : 28.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 17.06.2015 gün ve 203/463 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili, tapu sicilinde davalıların mirasbırakanı adına kayıtlı 116 ve 203 parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar …, …, …, … ve … davayı kabul ettiklerini beyan etmiş; diğer davalılar, tebliğe rağmen beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece tarafların yüzüne karşı tefhim edilen kısa kararda “Davanın kabulü ile; 116 ve 203 parsel sayılı taşınmazların tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı anlaşıldığından dolayı tapu kayıtlarının iptali ile tescil harici bırakılmalarına” karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm kısmında ” Davanın kabulü ile; 116 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın sunmuş olduğu kroki doğrultusunda talep gibi 58.71 m2’lik kısmı ile aynı yer 203 parsel sayılı taşınmazların tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı anlaşıldığından dolayı tapu kayıtlarının iptali ile tescil harici bırakılmalarına” şeklinde karar verilmiştir. Bu haliyle, kısa kararla gerekçeli karar arasında aykırılık oluşturulmuştur. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki bu uyumsuzluk mahkemelere olan güveni sarsmaktadır.
Gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK. md. 298/2).
Kısa kararla gerekçeli kararın aykırı olması bozma nedenidir. Bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakim vicdani kanaatine göre karar verebilir (10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı). Mahkemenin anılan yönü gözetmenden kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişkili hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.