Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/6960 E. 2019/2377 K. 06.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6960
KARAR NO : 2019/2377
KARAR TARİHİ : 06.03.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı üçüncü kişi vekili,müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini, davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, süresi içinde istihkak iddiasında bulunulmadığını, hacizde borçluya ait evrak bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, istihkak iddiasında bulunan şirketin yetkilisi …’ın borçlu ile birlikte çalıştıklarını ifade ettiği, haciz yapılan yerde borçlu şirkete ait faturalar bulunduğu belirtilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir. Öncelikle, davalı alacaklı süresi içinde geçerli istihkak iddiasında bulunulmadığından bahisle itiraz ettiğine göre, dava konusu hacze sonradan katılan ve üçüncü kişi şirket yetkilisi olduğu belirtilen …’ın üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olup olmadığının anlaşılması amacıyla, üçüncü kişi ….i’nin ve hacizde borçlu şirket yetkilisinin bulunduğu belirtildiğinden, borçlu ….nin ilk kuruluşlarından itibaren tüm ortakları ile hisse devirlerini ve faaliyet adreslerini gösterir ticaret sicil kayıt örneklerinin dosya arasına alınması; haciz yapılan “….1423 Sokak No:8 Bornova …” ve “…. 1432 sokak No:16(Hurdacılar Çarşısı- …)” adreslerinde 30.5.2014 tarihi ve öncesinde kimlerin faaliyet gösterdiğinin kolluk marifetiyle ve yine vergi kayıtları üzerinden araştırılması, bunların yanında davacı vekilinin dava dilekçesinde delil olarak ileri sürdüğü faturaların dip koçanları ile davacı üçüncü kişinin ve borçlunun tutması zorunlu ticari defterlerinin getirtilerek fatura içeriklerinin davaya konu mahcuzlarla ve ticari defterlerindeki (açılış kapanış tasdikleri de göz önünde bulundurularak) kayıtlarla karşılaştırılması, ödemelerin yapılıp yapılmadığının saptanması için uzman bilirkişi raporu düzenlettirilmesi; ayrıca davacı üçüncü kişi vekili verdiği delil listesinde tanık deliline dayandığı, tanık isim ve adreslerini bildirdiğine göre, bildirilen tanıkların 6100 sayılı HMK’nin 234. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca dinlenip, bu doğrultuda toplanacak delillerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.