Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/7687 E. 2019/2524 K. 12.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7687
KARAR NO : 2019/2524
KARAR TARİHİ : 12.03.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, mahcuzların otelin işletilmesi ve korunması için asıl şeye sürekli olarak özgülenmiş olduğunu, müstakil olarak haczinin yasaya aykırı olduğunu, mahcuzların vekil edeni şirkete ait olduğunu belirterek, haczedilmezlik şikayetlerinin kabulünü ve mahcuzların üçüncü kişi şirkete ait olması nedeniyle hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczedilen menkullerin otelin işletilmesi için asıl şeye sürekli olarak özgülenmiş teferruat niteliğinde sayılmadığından haczedilmezlik şikayetinin yerinde olmadığını, borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağın bulunduğunu, ödeme emrinin haczin yapıldığı adreste tebliğ edildiğini belirterek istihkak iddiası hakkındaki davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, haczedilen malların eklenti niteliğinde olduğu, eklenti niteliğindeki menkullerin ana taşınmazdan ayrı olarak haczinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, haczedilmezlik şikayeti ile, 3. kişinin İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Haczedilmezlik şikayeti kabul edilen davacı üçüncü kişi davaya konu takip dosyasında taraf olmadığı gibi, ipotek alacaklısı sıfatına da sahip değildir. Takip dosyasının tarafı olmayan üçüncü kişi şikayet yolu ile haczin kaldırılmasını isteyemez. Bunun yanı sıra davacı üçüncü kişi vekili dava dilekçesi ile mahcuzların müvekkili şirkete ait olduğunu belirterek istihkak iddilarının kabulünü talep etmiş ve yargılama sırasında nispi harcı da tamamlamıştır. Bu durumda Mahkemece, davacı üçüncü kişinin istihkak talebi hakkında tarafların tüm delillerini toplayarak oluşacak sonuca göre değerlendirme yapılması gerekirken sadece şikayete yönelik gerekçe ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 12.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.