Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/7921 E. 2019/11303 K. 12.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7921
KARAR NO : 2019/11303
KARAR TARİHİ : 12.12.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, tarafların ortak murisi olan …’dan miras kalan dava konusu taşınmazları da kapsayacak şekilde miras taksim sözleşmesi yapıldığını, müvekkillerinin üzerlerine düşeni yaparak anlaşma gereği ilgili taşınmazları davacılara devrettiğini ancak davacıların üzerlerine düşen vecibeleri yerine getirmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasında taksim olgusunun varlığının sabit olduğu, taksim olgusunun varlığını kabul eden ve fakat davacılara bir miktar meblağın ödendiğini iddia eden davalı tarafın ispat yükünü kendi üzerine aldığı, hisseleri karşılığında davacılara bir miktar para ödediklerini iddia eden davalıların bu parayı ödediklerine dair herhangi bir senet, belge veya makbuz ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 676. maddesi: “Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar.
Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.
Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.” hükmünü içermektedir.
Bahsi geçen yasal düzenleme çerçevesinde mirasçılar arasında yapılan miras taksim sözleşmesinin geçerliliği yazılı yapılmasına bağlıdır. Bu bahisle davanın tarafları arasında yazılı şekilde aktedilmiş bir miras taksim sözleşmesi bulunmamasına karşın mahkemece davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.