Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/8132 E. 2017/14117 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8132
KARAR NO : 2017/14117
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine, müdahil davacı …’nin talebinin kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … ve Kayyım tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

… A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde; 276 ada 31 nolu parselde kayıtlı taşınmazın 15/16 payının vekil edeni adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, 1/16 payının ise, tapu kütüğünde ölü olduğu şerh edilen ve aslında kim olduğu bilinmeyen bir kişi adına kayıtlı olup, … Defterdarlığının bilinmeyen kişiye kayyım olarak atandığını, taşınmazın 60 yıldan beri vekil edeninin zilyet ve tasarrufunda olduğunu açıklayarak kayıt maliki “Reşit Hemşiresi Hanife” adına bulunan pay bakımından tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … ve kayyım vekili … avukatı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, ilk kararda davanın kabulüne ve eski 276, yeni 1795 ada 31 parselde Reşit Hemşiresi Hanife’nin kim olduğunun bilinmediği gerekçesiyle pay maliki adına kayıtlı bulunan 1/16 pay bakımından tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … ve kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay…Hukuk Dairesinin 15.03.2012 tarih, 2011/6172 esas ve 2012/1816 karar sayılı ilamıyla “ kayyıma husumet yöneltilerek davanın yürütülmesinin doğru olmadığı, mahkemece ….tapu kütüğünden anlaşılmayan kişi olarak değerlendirmesinin doğru olmadığı, tüm tapu kayıtlarında bu kişinin adının yer aldığının sabit olduğu , bilinen ve tanınan kişi olduğu, davacı vekilince 713/2 deki “…maliki 20 yıl önce ölmüş …” hukuki sebebine de dayanıldığı bu durumun üzerinde durulmadığı ve taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, bu nedenle hasımlı veraset belgesinin alınarak davanın mirasçılara yöneltilmesi şayet mirasçısı yok ise son mirasçının … olduğu değerlendirilerek iddia ve savunmalar ile taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma sonrası … vekilince 24.07.2014 havale tarihli davaya müdahale dilekçesi verilmiş olup buna göre davanın reddi ile … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Bozma üzerine mahkemece “ … Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan veraset ilamı sonucu Reşit Hemşiresi Hanife’nin tek mirasçısının TMK 501. maddesi gereği … olduğu tespit edilmekle Yargıtay bozma ilamı da gözetilerek davacı adına tesciline olanak bulunmadığından haklılığı kanıtlanamadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, Davalı … tarafından lehe vekalet ücreti takdir edilmediğinden süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK.nun 713/2. fıkrasında yer alan “maliki kim olduğu tapu kütüğünden anlaşılamayan” ve “maliki yirmi yıl önce ölmüş” bulunan, iki ayrı hukuki sebebe dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Dava ret ile sonuçlandığına göre davada taraf durumunda bulunan … yargılama oturumlarında Avukat marifetiyle temsil olunduğuna göre davalı … lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken bu yönde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.