Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/8214 E. 2017/13495 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8214
KARAR NO : 2017/13495
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili İcra Mahkemesi’ ne başvurusunda; müvekkili aleyhine başlatılan takip nedeniyle, haline münasip evinin haczedildiğini, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, şikayete konu evin 106.072,71 TL değerinde olup borçlunun haline münasip olduğu, konut kredisi sebebiyle Ziraat Bankası tarafından ipotek konulduğu, konut kredisinin de zorunlu ipotek olması sebebiyle borçlunun meskeniyet iddiasından vazgeçmiş sayılmayacağından bahisle haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Yerel Mahkeme ilamı, Dairemiz’in 26.10.2015 tarih 2014/16397 Esas 2015/19167 Karar sayılı bozma ilamı ile hacizli taşınmazın merkezde bulunması, üç artı bir olması gibi özellikleri, borçlunun tek başına yaşadığı gözönünde bulundurulduğunda şehrin daha mütevazı semtlerinde ve daha az oda sayısı bulunan meskende oturabileceği nazara alınarak bilirkişiden açıklanan ilkeler doğrultusunda ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası üzerine yapılan yargılamada, Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmış ve rapor doğrultusunda şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma sonrası Mahkemece aldırılan 09.03.2016 tarihli ek raporda, ilk raporda bildirilen kıymet takdirinde herhangi bir değişiklik olmayıp davacının her ne kadar tek kişi yaşıyor olsa da, meskenin bulunduğu semt, şehre yakınlığı, evin içinin durumu, borçlunun sosyal ekonomik konumu, kamu görevlisi olması göz önüne alındığında dava konusu taşınmazın borçlunun haline münasip olduğu bildirilmiştir. Bu haliyle Mahkemece bozma doğrultusunda işlem yapılmamıştır. Takip hukukunda aslolanın alacaklının alacağına kavuşturulmasıdır. Borçlunun şehrin daha mütevazı semtlerinde ve daha az oda sayısı bulunan meskende oturabileceği nazara alınarak Dairemiz’in 26.10.2015 tarih 2014/16397 Esas 2015/19167 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılmak üzere hükmün yeniden bozulması yoluna gidilmiştir.

SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.