YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8922
KARAR NO : 2016/10374
KARAR TARİHİ : 13.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Tespiti
… ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 28.05.2014 gün ve 390/304 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı… vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, kamulaştırma işlemine tabi ve tapuda gerçek kişiler adına kayıtlı bulunan 300 parsel sayılı taşınmaz ile tapuda… adına kayıtlı bulunan 301 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtelif meyve ağaçları ile sulama havuzlarının davacıya ait olduğunu açıklayarak bu hususların tespitine karar verilmesini istemiş, 22/01/2014 tarihli ön inceleme duruşmasında… adına kayıtlı bulunan 301 parsel yönünden davanın tefrikine karar verilerek bu taşınmaz yönünden mahkemenin ayrı bir esas numarası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 300 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtelif meyve ağaçları ile iki adet sulama havuzunun davacıya ait olduğunun tespitine, davanın mahiyeti gereği harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, aynı nedenle davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hazinenin taraf sıfatı, birlikte açılıp daha sonra ayırma kararıyla mahkemenin başka bir esasına kaydedilen 301 parsele ilişkin dava yönündendir. Temyiz talebine konu dava, tapuda gerçek kişiler adına kayıtlı bulunan 300 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesata yönelik olup; temyiz eden … bu taşınmazda kayıt maliki değildir. Maliye…sinin aleyhine hüküm kurulmamış ve bu nedenle de davada taraf sıfatı mevcut olmadığı gibi hükmü temyiz etmekte hukuki yararı yoktur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davada taraf sıfatı bulunmayan …’nin temyiz talebinin taraf sıfatı yokluğundan REDDİNE, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 13.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.