Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/9284 E. 2019/3373 K. 28.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9284
KARAR NO : 2019/3373
KARAR TARİHİ : 28.03.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, 16/11/2012 tarihinde gerçekleştirilen haciz esnasında müvekkiline ait menkul malların haczedildiğini belirterek, istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın nispi harca tabi olup, davacı üçüncü kişi vekili tarafından eksik nispi harç giderinin yasal süresinde yatırılmadığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nin 96. ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Harçlar Yasası’nın 30 ve 32. madde hükümleri gereğince, harca tabi bir davada harç tamamlatılmadan davanın esasına girilemez, ancak bu eksikliğin giderilmesi için ilgili tarafa süre verilmelidir. Mahkemece davacıya harcı tamamlatması için usulüne uygun olarak süre tanınması, yatırılması gerekli harcın miktarının hesaplanarak ilgili muhtıraya derc edilmesi, harcın yatırılması halinde işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi, harcın belirlenecek süre içerisinde yatırılmaması halinde ise Harçlar Yasası’nın 30. maddesi gereğince, dosyanın, işlemden kaldırılıp (HMK. 150 m.), yasal süresi içinde yenilenmediği takdirde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda ise, 30.06.2015 tarihli duruşma tutanağının 1 nolu bendinde, davacıya dava değerini belirlemek ve HMK’nin 120/2. maddesi gereğince eksik nispi harcın tamamlaması için iki haftalık kesin süre verildiği, Mahkemece, davacının yatırması gereken harç miktarının belirlenmediği, bu konuda davacı tarafa ödev yüklendiği, bunun yanı sıra kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak hatırlatılmadığı görülmektedir. Oysa ki, davaya dayanak icra takip dosyasında alacak miktarı ve mahcuzların değeri belirli olup, bu miktar ve değerlerden hangisi az ise bu değer üzerinden mahkemece yatırılacak harcın rakamsal olarak açıkça gösterilerek, verilen kesin süre içerisinde yatırılmasının istenmesi ve yatırılmamasının sonuçlarının da ihtar edilmesi gerekirken yazılı şekilde ara kararı verilmesi ve neticede davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir. Kaldı ki, verilen süre içerisinde harcın tamamlanmaması halinde Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi ve HMK’nin 150. maddesi uyarınca dosyanın müteakip celse işlemden kaldırılıp, yasal süre içerisinde yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, Mahkemece kesin sürenin dolduğu 15.07.2015 tarihi itibarıyla yani geriye yönelik olarak dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 28.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.