YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9868
KARAR NO : 2019/11677
KARAR TARİHİ : 24.12.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün müdahil Cafer vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazda bulunan ev ve diğer muhdesatların vekil edenince inşa edildiğini belirterek, muhdesatın tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ön inceleme duruşmasında davayı kabul etmiştir.
Katılan … Canlı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle, taşınmaz üzerindeki 11.02.2015 tarihli bilirkişisi raporunda belirtilen garaj, ev, sundurma, tel çit ve duvarın davacı tarafından inşa edildiğinin tespitine karar verilmiştir. Hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; muhdesatın tespiti davası, bir tespit davası olmakla davacının dava açmakta güncel hukuki yararının bulunması gerekir (HMK mad. 106). Bu güncel hukuki yararın sadece davanın açıldığı tarihte değil, tahkikatın bitimi ve hükmün verilmesine kadar devamı gereklidir. Davacı, dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 134 ada 7 parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olmadığına, dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığına, dolayısıyla muhdesatın tespiti davası açmakta davacının hukuki yararından sözedilemeyeceğine, dava tarihi öncesi muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmaz üzerinde katılan lehine alacaklı olarak haciz şerhi işlenmiş olup, davalının bu sebeple kabulüne değer de verilemeyeceğine göre, açıklamalar ve TMK’nin 2. maddesi birlikte düşünüldüğünde Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Katılan vekilinin temyiz itirazları yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.