Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/10994 E. 2020/3098 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10994
KARAR NO : 2020/3098
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 1689, 1690 ve 2354 parsel sayılı taşınmazların iştirak halinde malik olduklarını, 1690 parsel sayılı taşınmaz içine yaklaşık 100 m2 betonarme ev, 12 m2 islim damı, 7 metre derinliğinde keson sulama kuyusu yaptığını, ayrıca yaklaşık 100 adet cevizin 70 tanesini, yaklaşık 80 adet kayısının 50 tanesini, 6 adet armut, 14 adet karaerik. 4 aysa, 12 adet elma ve 2 adet asma dikerek yetiştirdiğini, 1689 parsel sayılı taşınmaz içine damlama sulama sistemini kurduğunu, 110 adet kayısıdan 50 tanesini ve 17 adet asmayı dikerek yetiştirdiğini, 2354 parsel sayılı taşınmaz içinde yer alan yaklaşık 70 adet cevizin 30 tanesini ve mevcut 40 adet kayısının tamamını vekil edeninin diktiğini, inşa edilen ve dikilen bu muhtesatların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, kamulaştırmaya ilişkin herhangi bir evrak sunmadığı, hak düşürücü 10 yıllık sürenin geçtiğini, muhtesatların muris tarafından yaptırıldığı, davacının 1689, 1690 ve 2354 parsel sayılı taşınmazlarda geçmişe dönük 5 yıl ile sınırlı kalmak kaydıyla bu süre içerisinde 2.000,00 TL (Faiz ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) ecrımisilin yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesi istemiyle karşı dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 11.11.2013 tarihli inşaat bilirkişisi raporunda belirtilen … ili … ilçesi … 1690 parselde 12 m cepheli 100 m2′ lik yeni yapılmış çatısız elektrik ve suyu mevcut dışı sıvalı evin ve 8 m2′ lik keson kuyunun, … ili … ilçesi … köyü 1689 parselde 9 m2′ lik islim damının ve damlama sulama sisteminin davacı …’a ait olduğunun tespitine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat tespiti isteğine, karşı dava ise ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 1689, 1690 ve 2354 parsel sayılı taşınmazların davacı ve davalıların ortak murisi Hakkı Vural adına kayıtlı olduğu, anlaşılmaktadır.
Davacının muhdesatı tespiti istenen ağaçlara yönelik temyizine gelince; somut olayda,
Mahalli Bilirkişiler… ve …’in, davacı tanığı …’nin, davalı tanığı …’ın taşınmaz üzerindeki yaş olarak küçük olan ağaçların … tarafından dikildiğinin beyan edildiği, bu mahalli bilirkişi ve davacı ve davalı tanıklarının beyanları dikkate alındığında mahkemece davacının aidiyetini istediği ağaçlara yönelik talebin tümden reddedilmesinin doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Fakat Mahkemece bu konuda yeterli bir araştırma yapılmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaşı ve sayısının tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde belirlenmediği gibi infaza ve denetime elverişli şekilde ağaçların yerlerinin de gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda Mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılarak, mahalli bilirkişiler… ve …’in, davacı tanığı …’nin, davalı tanığı …’ın davacının diktiği beyan edilen genç ağaçların keşfen belirlenmesi, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan (uyuşmazlık konusu olan) ağaçların yaşı ve sayısının duraksamaya meydan vermeyecek şekilde tespit edilmesi, ağaçların yerini gösterir şekilde teknik bilirkişiye uygulama ve denetime elverişli basit kroki düzenlettirilmesi, muhdesatların mümkünse bütün halinde fotoğraflanması ve bu suretle denetime elverişli ziraat bilirkişi raporu ile tespit edilecek ağaçların yaşları da göz önünde bulundurularak, davacı tarafından dikilen ağaçlar olup olmadığının değerlendirilmesi, davacı tarafından dikildiği tespit edilen dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçlar ile ilgili davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 388/4. ve 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.