YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11350
KARAR NO : 2019/2801
KARAR TARİHİ : 18.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisleri … ile Türkiye’de nüfusa kayıtlı olmayan …’in gerçekte …’ın çocukları ve …’ın kardeşleri olmasına karşın nüfus kayıtlarında bağ bulunmadığını belirterek, … ile …’in Ürke’nin çocukları ve Necibe’nin kardeşleri olduğunun tespiti ile nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi tarafından, davacıların ve davalıların nüfusa kayıtlı oldukları yerlerden aile nüfus kayıtları ile nüfus tesciline ilişkin dayanak belgelerin ve … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1995/215 Esasında kayıtlı dosyasının celbedilip, delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken, eksik tahkikatla hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş, bozma ilamı gereğine ilişkin …’a yazılan talimatın dönüş evrakının tercümesi için gerekli gider avansının davacı tarafça yatırılmadığı ve mevcut durum itibariyle davanın ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
1.Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesine göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda nüfus müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur. Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi,
2.Kabule göre de, dava … ile Türkiye’de nüfusa kayıtlı olmayan …’in …’ın çocukları ve …’ın kardeşleri olduğunun tespitine ilişkin olup, Mahkemece …, …, Ürke ve Necibe’nin kök nüfus kayıtlarının getirtilmesi için … yetkili makamlarına talimat yazılmış, davacılar vekilinin süresi içerisinde gerekli gider avansını yatırmamış olması nedeniyle talimat dönüş evrakı tercüme edilememiş, dosyanın aşamadaki durumuna göre davanın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Talimat dönüş evrakının tercüme edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece … ile …’in Ürke’nin çocukları ve Necibe’nin kardeşleri olduğu iddiasına ilişkin olarak adları geçenlerin mezar yerlerinin tespiti halinde annelik indeksinin hesaplanması için DNA araştırması yapılması, bunun mümkün olmaması halinde mirasçıları arasında aynı annesel soydan gelip gelmediklerine ilişkin DNA araştırması yaptırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.