YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11652
KARAR NO : 2017/15570
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ:İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı 3. kişi vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.02.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı … veikili Av. … ve karşı taraftan davacı … vekili Av. … geldiler, başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili; … İcra Müdürlüğünün 2015/181 Talimat sayılı dosyası üzerinden istihkak iddiasında bulunan …’ya ait … Ticaret ünvanlı iki iş yerinde fiili haciz işleminin yapıldığını, bu esnada iş yerinde bulunan 3. kişi …’nun istihkak iddiasında bulunduğunu, senet keşidecisinin davalı borçlu … olduğunu, bahse konu senetler üzerinde … Mobilya” şeklinde …’ ya ait ticari işletme kaşesinin bulunduğunu, diğer davalı …’nun da ciranta olduğunu, senetler üzerinde … Mobilya” şeklinde …’ ya ait ticari işletme kaşesinin bulunduğunu, … Mobilya” ticaret ünvanına sahip bahse konu işletmenin … Mahallesi … Sokak … da faaliyet gösterdiğini, bahse konu işletmenin ilk önce davalı borçlu … tarafından işletildiğini, sonrasında ise sırasıyla …’ya daha sonra ise 3. Şahıs …’ya devredildiğini, ticari işletmeyi devir alan … ile …’nun işletme borçlarından davalı borçlu … ile birlikte sorumlu olduğunu, ayrıca … İcra Müdürlüğünün 2015/164 Talimat sayılı dosyası üzerinden senetler üzerinde yazılı … Mahallesi … Sokak … adresinde fiili haczin gerçekleştirildiğini, davalı 3. Şahıs … haciz esnasında işletmeyi …’dan devir aldığını ifade ettiğini ve buna ilişkin yoklama ve protokol fişi sunduğunu, davalı …’nun icra müdürlüğü nezdindeki bu beyanının ticari işletme devrine ilişkin ikrar niteliğinde olduğunu, ortada gerçek manada bir işletmenin devri söz konusu olmadığını, işletme içerisinde bulunan malların bir kül halinde davacıya devredildiğini, takibe konu senetler üzerinde … Mobilya” şeklinde ticari işletme kaşesinin bulunduğunu, haciz zaptında da belirtildiği üzere hacze konu ticari işletmenin her üç davalının yönetiminde de aynı ticari ünvan altında, aynı adreste, aynı ticari iş kolunda faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini, ayrıca haciz esnasında …’ya ait … markasını taşıyan kartvizitler ile … Ticaret adına yine … tarafından düzenlenmiş 2 adet yetkili satıcı sertifikası bulunduğunu, ticari işletmenin her üç sahibinin de çok yakın akrabalık bağı içerisinde bulunmaları birlikte dikkate alındığında, bahse konu iş yerinin hala senet borçluları … ve … uhdesinde bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, İcra Müdürlüğünün sehven İİK’nun 99 maddesini uygulamasının ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacağını, haczedilen menkullerin 3. kişiye ait olmayıp, borçluya ait olduğunu, haciz sırasında borçluya ait çok sayıda evrak bulunduğunu belirterek, davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı üçüncü kişi; … İcra Müdürlüğünün 2015/181 Talimat sayılı dosyası ile müvekkiline ait, … Mahallesi … Sokak… ve … Mahallesi … … adresinde faaliyet gösteren iki ayrı iş yerinde haciz işleminin uygulandığını, iki mağazanın da beyaz eşya mağazası olduğunu, müvekkilinin hacze konu, … Mahallesi … Sokak … adresinde, 09/12/1999 tarihinden beri esnaflık yaptığını, diğer iş yerinin ise mağazanın şubesi olarak açıldığını, söz konusu iş yerlerinin borçlular ile hiç bir zaman alakasının olmadığını, ticari işletme devri iddiası bulunan, … Mahallesi … Sokak … adresinde bulunan … Mobilya ünvanlı iş yerinin dava ile ilgisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde ısrarla bu iş yerinden bahsedildiğini, bu iş yerinde bulunan tüm taşınır malların daha önce … 8. İcra Müdürlüğünün 2015/9380 Esas sayılı dosyasından haczedildiğini, bu menkul mallara ilişkin … 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/378 Esas sayılı dosyasında açmış oldukları istihkak davasının halen devam ettiğini, ticaret işletme devri iddiası bulunulan bu işyerinde devre ilişkin herhangi bir işlemin söz konusu olmadığını, menkul mal alımına ilişkin protokol olduğunu, davalı …’nun 31/12/2014 tarihinden itibaren maliye kayıtlarını kapatmak sureti ile ilçedeki ticari faaliyetini sonlandırarak, … iline taşındığını, müvekkilinin 01/01/2015 tarihinde mobilyaları satın aldığını, … Ticaret unvanının müvekkili tarafından 1999 yılından beri kullanıldığını, ticari işletmenin bir bütün halinde ve devamlılığını sağlamak suretiyle devredilebileceğini, müvekkiline ait olan ve borçlu ile daha önce herhangi bir mülkiyet ilişkisi bulunmayan iki ayrı iş yerinde haciz yapıldığını, müvekkilinin … bayisi olduğunu, davacının devir iddiasında bulunduğu iş yerinin mobilya üzerine faaliyet gösterdiğini, haczedilen malların müvekkili şirkete ait olduğunu, faturalarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı borçlulardan …; haciz yapılan işyerinin kendisi ile alakasının olmadığını savunarak davanın kendisi yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, takibe konu senetlerde keşidecinin … Mobilya olduğu, senetlerdeki imzanın … Mobilya kaşesi üzerine atıldığı senetlerde … Mobilya kaşesi altındaki adresin, … Mahallesi … Sokak No:… olduğu, icra dosyasında alınan ihtiyati haciz kararına istinaden, … İcra Müdürlüğünün 2015/181 Talimat sayılı dosyasında senetlerde belirtilen adres olan … Mahallesi … Sokak … adresine ihtiyati haciz için gidildiği, ihtiyati haciz kararının uygulanması sırasında borçlu şirkete ait belgelerin tespit edildiği, haciz zaptında üçüncü şahıs … vekilinin borçlu …’ya ait işletmedeki menkullerin satın alındığını kabul ettiği ancak işletme devrinin olmadığını bildirdiği, dinlenen tanık beyanlarına göre borçlu … ve … tarafından daha önceden işletilmekte olan,… Mobilyanın …’ya devir edildiği, … tarafından aynı adreste aynı iş kolunda faaliyete devam edildiği, bu hali ile işletmenin devredildiğinin kabul edilmesi gerektiği, nitekim davalı … tarafından da işletmenin devredildiğinin kabul edildiği, davalı … tarafından ibraz edilen kira sözleşmesinin her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğu, taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesine göre de, işletmenin devredildiğinin kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.Davanın dayanağı … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2015/11394 Esas sayılı takibin konusu olan bonolarda ve 28.05.2015 tarihli ihtiyati haciz kararında borçluların adresi … Mahallesi … Sokak… olarak gösterilmiş, dava konusu hacizler ise … İcra Müdürlüğünün 2015/181 Talimat sayılı dosyası üzerinden, … Mahallesi … Sokak … ve … Mahallesi … adresinde yapılmıştır. Bu bilgilere göre gerekçeli kararda benimsenenin aksine, dava konusu hacizler senette belirtilen adres olan … Mahallesi … Sokak… adresinde yapılmamışsa da, yakın tarihli başka bir icra takip dosyasında anılan adreste yapılan haciz sırasında borçlulara ait evraklara rastlanılmış olması, davalı 3. kişi ile takip borçlusu … arasında yapılan 26.12.2014 tarihli ve dükkan devri başlıklı protokol ve taraflar arasındaki akrabalık bağı gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun ve davanın, alacaklı tarafından açılmış olmasının ispat külfetinin yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacağının kabulü gerekir. Yasal karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan davalı 3. kişi ise, sunduğu delillerle bu karinenin aksini kanıtlayamamış, özellikle takibe konu bonoların borçlu … tarafından işletme kaşesi kullanılarak ve kötüniyetli şekilde tanzim edilerek alacaklılara verildiğine ve bu yolla takiplerin başlatıldığına dair iddialarını da ispatlayamamıştır.Bu doğrultuda; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve az yukarıda belirtilen sebeplere göre davalı 3. kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı 3. kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalı 3. kişiden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı alacaklıya verilmesine, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 1.681,45 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 7.130,54 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.