Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/11656 E. 2017/7539 K. 23.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11656
KARAR NO : 2017/7539
KARAR TARİHİ : 23.05.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

… A R A R

Davacı 3. kişi vekili, müvekkili şirketin borçlu şirketle sadece…..Üniversitesi … Fakültesinin inşaat işlerinde elektrik tesisatının yapılması ile ilgili olarak anlaşma olduğunu o tarihte … Güvenlik şirketinin müvekkili şirketin taşeronu olduğunu ve taşeronluk sözleşmesinin 27/06/2014 tarihinde feshedildiğini, haczedilen taşınırların borçluya değil müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığını, haciz mahallinde borçluya ait evraklar bulunduğunu, borçlu şirketin şantiyede faaliyetine devam ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, mahcuzlar 3. kişi elinde haczedilmiş sayılacağından İİK’nun 97/a maddesine göre mülkiyet karinesi davacı 3. kişi yararına olup, alacaklının mahcuzların borçluya aidiyeti hususunda yeterli kanıt sunmadığı gerekçesiyle istihkak davasının kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96. maddesine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın 3. kişi elinde haczedilmesi üzerine 3. kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır.
Somut olayda dava konusu 17.07.2014 tarihli haciz sırasında davacı 3. kişi şirket muhasebecisi …..3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunmuşsa da, muhasebeci…. davacı şirket lehine istihkak iddiasında bulunma hak ve yetkisine sahip olmadığından, geçerli bir istihkak iddiasının varlığından söz etmek mümkün değildir. Davacı 3. kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış başkaca bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 23.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.