YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1197
KARAR NO : 2017/4132
KARAR TARİHİ : 23.03.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet (Vasinin Değiştirilmesi)
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün vasi adayı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı anne dava dilekçesinde; oğlu …’ya Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesine göre kendisinin vasi atandığını, vasilik görevini yapmadığını belirterek görevden alınmasını istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilerek, hükümlüye …’ın vasi olarak atanmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, vasi adayı …tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, olayları açıklamak taraflara hukuki niteleme hakime aittir. Öte yandan Türk Medeni Kanunu’nun 335. maddesi uyarınca ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar. Aynı Kanunun 419/son maddesinde ise kısıtlanan ergin çocukların kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılacağı hükme bağlanmıştır. Kısıtlama dosyası kapsamına göre hükümlü …, annesi …’nin velayeti altında bırakılmıştır.
Açıklanan Yasa hükümlerine göre, kısıtlanıp velayet altında bırakılmasına karar verilen çocuklar hakkındaki uyuşmazlıklarda “velayet” hükümleri uygulanır. Bu hükümleri uygulayacak görevli mahkeme ise 4787 Sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince aile mahkemesidir. Dava dilekçesi kapsamından; davanın, velayetin kaldırılması ve başka şahsın vasi olarak atanması istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; velayetin kaldırılması istemi yönünden davanın ayrılarak görevsizlik kararı verilmesi, vasi atanması istemi yönünden ise velayetin kaldırılması davasının bekletici sorun yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Vasi adayının temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın temyiz edene iadeine, 23.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.