YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/12851
KARAR NO : 2020/3038
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükme karşı davacı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi Kararı ile istinaf başvurusu esastan kabul edilerek üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş, bu kez davalı üçüncü kişinin kararı temyiz etmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi gereği tebligat ilk olarak şahsa bilinen en son adresinde yapılır, bilinen son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. MERNİS adresine çıkarılan normal tebligatın da yapılmaması halinde, Tebligat Kanunu 21/2 maddesine göre tebligatın yapılması gerekir. Somut olayda davalı üçüncü kişi … 16.06.2016 tarihli dördüncü celsede “… ” adresinde oturduğunu beyan etmiştir. Belirtilen adrese çıkartılan tebligatın yapılamaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararının 06.03.2017 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca davalıya tebliği usulsüzdür. Usulsüz tebliğ nedeniyle davalı üçüncü kişi vekilinin 07.05.2017 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek, davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
26.9.2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanuna paralel olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yapan 18.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu’na eklenen geçici 7. maddesine göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun temyize ilişkin hükümleri, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 364/1. maddesine göre, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen miktar ve değeri onbin Türk Lirasını geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarihli, 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarihli ve 7165 Sayılı Kanun’un 1. maddesi ile de 28/02/2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na çıkarılmıştır.
Buna göre bölge adliye mahkemesince verilen kararlar için kesinlik sınırı, karar tarihi 20.07.2016 tarihi ile 02.12.2016 tarihleri arasında ise 10.000 TL; 02.12.2016 tarihi ile 28/02/2019 tarihleri arasında ise 7165 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile İcra İflas Kanunu’na eklenen geçici 16.madde gereğince 40.000 TL, 28/02/2019 tarihinden itibaren verilen karar için 58.800 TL’dir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
SONUÇ : 5311 sayılı Kanun’la değişik İİK’nin 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nin 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun’un 352.maddesi uyarınca temyiz talebinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.