Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/13155 E. 2017/15439 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13155
KARAR NO : 2017/15439
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. Sıfatıyla)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 30.03.2017 gün ve 2017/1232 Esas, 2017/4755 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, dava dilekçesinde; 02/05/2008 tarihinde evlendikleri, davalının bu evlilikten kısa bir süre sonra … isminde bir kişi ile yaşamaya başlaması üzerine Finike Asliye Hukuk Mahkemesinde 2008/308 esas numarası ile açtığı ve derdest olan zina sebebiyle boşanma davasında, davalının beyanlarına göre ikiz çocuklarının doğumunun 09/05/2008 tarihinde gerçekleştiğini, yani resmi evliliğin yapıldığı tarihten yedi gün sonra çocukların dünyaya geldiğini, ancak davacının her ne kadar resmi evlilik yapmış ise de davalı ile bir gün bile beraber olmadığını belirterek soy bağının reddine karar verilmesini istemiş; mahkemece, İzmir Adli Tıp Kurumunun 25/02/2011 tarihli raporu sonucu da göz önünde bulundurularak, asıl davada ikiz çocuklar …’nin babasının davacı olduğunun kabulü ile davanın reddine ve adı geçen çocukların davacının nüfusuna tesciline, birleşen davada küçük …’in babasının davacı olmadığı sabit olduğundan davanın kabulüne dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairece onanmış; onama kararına karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava soybağının reddi istemine ilişkindir.
Davacı dilekçesinde, küçükler Tuna ve … ile …’in soybağının reddini istemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının davalı … Akman ile 02.05.2008 tarihinde evlendiği ve bu evliliğin devam ettiği, Küçük Tuna ve … ikiz olarak 01.05.2008 tarihinde doğdukları ve anneleri Fatma’nın beyanlarına göre kendi bekarlık hanesine onun soyadı ile 11.12.2009 tarihinde tescil edildikleri, küçük … ise 09.07.2009 doğumlu olarak evlilik birliği içerisine nüfusa kaydedildiği, İzmir Adli Tıp Kurumunun 25/02/2011 tarihli raporundan, …’in küçükler Tuna ve …’ın biyolojik babası olabileceğinin tespit edildiği, … için ise biyolojik babalığının reddedildiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 292. maddesinde “Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur.” 293. maddesinde ise “ Eşler, evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını, evlenme sırasında veya evlenmeden sonra, yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmek zorundadırlar.
Bildirimin yapılmamış olması, çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olmasını engellemez.
Daha önce tanıma veya babalığa hükümle soybağı kurulmuş çocukların ana ve babası birbiriyle evlenince, nüfus memuru re’sen gerekli işlemi yapar.” 294. maddede de ”ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet savcısı sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulmasına itiraz edebilirler. İtiraz eden, kocanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür.
Çocuğun altsoyu da, çocuğun ölmüş ya da ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybetmiş olması hâlinde itiraz hakkına sahiptir.
Tanımanın iptaline ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.” hükmünü düzenlemiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; davacı davada soybağının reddini istemiştir. Çocuklar Tuğba ve Tuğçe, nüfus kayıtlarına göre evlilik dışında doğmuşlar, ancak eşler tarafından evlilik sırasında bildirimde bulunulmamıştır. Aksine anne Fatma tarafından evlilik dışında doğan çocuk olarak annenin bekarlık hanesine tescil edilmiştir.Mahkemece, davanın soybağının reddi olduğu da dikkate alınarak, nüfus kaydına göre davacı ile aralarında soybağı kurulmamış Tuğba ve Tuğçe yönünden açılan davanın konusu bulunmaması nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, Tuğba ve …’ın davacının nüfus kaydına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile eldeki davada verilen hükmün bozulması gerektiği anlaşıldığından onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Dairemize ait 30.03.2017 gün, 2017/1232 Esas, 2017/4755 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.