YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13319
KARAR NO : 2017/13103
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili, müvekkili şirketin ….. Eyaleti limanına kayıtlı …isimli geminin maliki olduğunu,…1. İcra Müdürlüğünün 2010/2012 Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafça müvekkili şirkete ait ticari yatın borçlu Sevtap Kartaloğlu’na ait …-2 isimli yat olduğu iddia edilerek tekne üzerinde fiili haciz uygulandığını,teknenin müvekkili tarafından…..den 200.000 TL bedelle satın alındığını,dolayısıyla ortada dosya borçlusu olan şahsa ait olduğu iddia edilen bir tekne olmadığını belirterek, istihkak iddialarının kabulüne, teknenin taraflarına teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davaya konu …-2 isimli teknenin Türk gemi siciline kayıtlı olduğu,sicile kayıtlı teknelerin taşınmaz hükmünde olup, iyiniyetli üçüncü kişiye iktisabı Türk Hukuk Mevzuatı yönünden korunamayacağı gibi, davacının hak iddia ettiği …isimli teknenin, …gemi siciline kayıtlı olduğu ve bu sicile dayalı olarak iyiniyetli şekilde tekneyi satın aldığını iddia ettiği …gemi sicil güvenliğinin Türk mevzuatı tarafından korunmadığı, buna yönelik iddianın gerekirse Amerika mevzuatı kapsamında dava edilmesi gerektiği,davacının istihkak iddiasını bu sebeplerle ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre;dava konusu teknenin 1997 yılından bu yana …-2 ismi ile borçlu adına Türk gemi siciline kayıtlı olduğu,borçlu tarafça takip dayanağı ilama yönelik tehiri icra kararı için teminat olarak gösterildiği,bu nedenle teminata esas olmak üzere 26.03.2010 tarihinde değer tespitinin İcra Müdürlüğünce gemi inşaat mühendisi bilirkişi vasıtasıyla yaptırıldığı,bu tarih itibarıyla teknenin üzerinde …-2 yazısının bulunduğu, 27.08.2012 tarihinde teknenin fiili haczi ve muhafazası işlemi için tekneye girildiğinde, üzerinde Prınce Island yazdığının tespit edildiği,2010 yılında teminata esas olmak üzere …-2 isimli teknenin değer tespitini yapan gemi inşaat mühendisinin
motorun tipi, seri numarası ve markasını kontrol ederek …..isimli teknenin borçlu adına kayıtlı …-2 teknesi olduğuna dair rapor tanzim ettiği, 27.08.2012 tarihli hacze karşı, ….Şirketinin açtığı istihkak davasının ispat olunamadığından reddine karar verildiği,bu dava görülürken, dava konusu teknenin Kos adasına kaçırıldığı ve tekneye bu sefer …isminin verildiği, alacaklı vekilinin bu sefer …isimli tekne üzerinde fiili haciz ve muhafaza talep etmesi üzerine, 29.07.2013 tarihinde yapılan fiili haciz işleminde, hazır bulunan bilirkişinin teknenin önceki gemi inşaat mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen raporlarda yer alan, …-2 isimli teknenin taşıdığı özellikleri taşıdığını beyan ettiği, bu bilirkişinin daha sonra tanzim ettiği raporunda, motorun üzerindeki seri numarasının boyandığı için okunmadığını, ancak haczedilen …isimli teknenin daha önce haczedilen …..teknesiyle aynı tekne olduğunu bildirdiği,yine dava konusu haciz işlemi sırasında teknenin arka kısmında bulunan …-2 yazısının boya ile kapatılıp üzerine …yazıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda özetlenen bilgi ve belgeler karşısında, dava konusu teknenin 1997 yılında …-2 ismi ile borçlu adına Türk gemi siciline kayıtlı tekne olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı 3. şirket tarafından sunulan tescil belgesinde de dava konusu teknenin menşe yeri olarak Türkiye yazmaktadır.
İİK nın 23.maddesi uyarınca, açıkça öngörülen istisnalar dışında,bayrağına ve bir sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler hakkında bu Kanunun taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanır.
TTK nın 1001 maddesi uyarınca da gemi siciline kayıtlı olan bir geminin devri için,malik ile iktisap edenin, mülkiyetin iktisap edene devri hususunda anlaşmaları ve geminin zilyetliğinin geçirilmesi şarttır. Mülkiyetin devrine ilişkin anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olması gerekir. Bu anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir.
Bu durumda Mahkemece, gemi siciline kayıtlı taşınır hükmündeki teknenin mülkiyetinin devrinin kanunda öngörülen şekilde yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, sicile kayıtlı teknelerin taşınmaz hükmünde olup iyiniyetli üçüncü kişiye iktisabının korunamayacağı ve …gemi sicil güvenliğinin Türk mevzuatı tarafından korunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilip kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.