YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13564
KARAR NO : 2020/3080
KARAR TARİHİ : 08.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Bedelinin Aidiyetinin Tespiti Ve Bedelinin Ödenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/28 Satış numaralı dosyasında satışa çıkarılan … ili … ilçesi 993 ada 50 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki binaların davacıya ait olması nedeniyle, ihale sonucunda sebepsiz zenginleşen davalılara ödenmemesi yönünde tapudaki ve mirasçılık belgesindeki payları oranında toplam 28.214 TL’ye bloke konulmasını ve bu bedelin vadeli mevduata yatırılmasını, 28.214 TL’nin davacıya ait olduğunun tespitini ve faiziyle davacıya ödenmesini talep etmiştir.
Davalılar …, … ve davalı … vekili, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Muhdesat tespiti davaları kendine özgü davalardan olup taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı takdirde muhdesat tespiti davasının görülmesinde hukuki yararın bulunduğundan söz edilemeyeceği açıktır. Hukuki yarar da dava koşulu olup davanın her aşamasında mevcut olmalıdır. Ancak bu durumda da taşınmazdaki muhdesat sebebiyle eda nitelikli sebepsiz zenginleşme davası açılabileceği de kuşkusuzdur.
Mahkemece taraflar arasındaki ihtilafın muhdesatın tesbiti isteğine ilişkin olduğundan hareketle taraf delilleri değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm verilmiş ise de davanın nitelendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Davacı vekilinin dava dilekçesindeki açıklamalarına göre, kesinleşen ortaklığın giderilmesi davası sonrası açılan bu davanın muhdesatın tespiti niteliğinde olmadığı,muhdesat bedeli sebebiyle davalıların hisselerine düşen miktarın fazla kısmı bakımından sebepsiz zenginleştikleri iddiasına dayalı olarak eda nitelikli alacak davası açıldığının kabulü gerekir.
Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme borçlusunun bu muhdesatın yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülmez. Zira, vücuda getiren tarafından kullanılan muhdesatın taşınmaz maliklerine herhangi bir katkısı bulunmamaktadır. Ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin, satış suretiyle taşınmazdaki ortaklığın giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Daha açık deyişle sebepsiz zenginleşme, satışın yapılıp bedelinin ödendiği tarihte gerçekleşir. Bu durumda, sebepsiz zenginleşmeye dayanan dava hakkı ve zamanaşımının başlangıç tarihi ortaklığın giderilmesine konu taşınmazın, satışının yapılıp bedelinin taşınmaz maliklerine ödendiği tarihte başlar.
Buna göre, somut olayda; öncelikle ortaklığın giderilmesine konu dava dosyasının eldeki dosya içine alınarak, taşınmazın satışının yapılıp, bedelinin taşınmaz maliklerine ödendiği tarihin saptanıp, gerekirse satışa ilişkin dosyanın neticelenmesinin beklenmesi, neticesine göre davacının talebi ile ilgili tüm deliller toplanarak bir değerlendirme ve inceleme yapılması, sonucuna göre sebepsiz zenginleşmeye yönelik bir hüküm kurulması gerekirken, davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.