YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13790
KARAR NO : 2018/480
KARAR TARİHİ : 16.01.2018
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı (vasi adayı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … …, annesi babası boşanmış 2007 doğumlu …’ın babasının vefat ettiğini, küçüğe kendisinin baktığını belirterek vasi olarak atanmasını istemiştir.
İlgili … vekili, çocuğun velayetinin annede olduğunu, velayet ilişkisi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama neticesinde, davacının dava dilekçesindeki talebini velayetin kaldırılarak (velayetin değiştirilerek) vasi atanması yönünde ıslah ettiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın, kabulüne dair önceki hükmün ilgili … tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi’nin 21.11.2015 tarih ve 2015/19223 Esas, 2015/17299 Karar sayılı ilamı ile özet olarak: “…. çocuğun boşanma kararından sonra ve fakat kesinleşmesinden önce 05.07.2007 tarihinde evlilik birliği içerisinde doğduğu anlaşılmakladır. Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkin olup, aslolan ergin olmayan çocukların velayet altında bulunmasıdır. Eşlerden birinin ölümü halinde velayet hakkı diğer eş tarafından kullanılır. Bu nedenle küçük …’ın annesi …’in velayeti altında bulunduğundan vasi atanması koşulu gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir….” gereğine işaret edilmek suretiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonucunda yukarıda yazılı şekilde büküm kurulmuştur.
Mahkemece, (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesı’nin 21.11.2015 tarih ve 2015/19223 Esas, 2015/17299 Karar sayılı bozma ilamına uyup uymama konusunda bir karar verilmeden, eylemli uyma biçiminde işlemler yapılarak yargılamaya devam edilmiş, ancak bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Her ne kadar, Mahkemece, bozma sonrası davacının 28.11.2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile annenin velayetinin kaldırılmasını istediği, davaya ilişkin talebini annenin velayetinin kaldırılarak (velayetin değiştirilerek) kendisinin vasi atanması yününde ıslah ettiği gerekçeleri ile görevsizlik kararı verilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakeme Kanunu’nun 176 ve devamı maddeleri gereğince: yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca verilen 04.02.1948 gün ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar ve 06.05.2016 gün ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı içtihadı Birleştirme Kararlarımda da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün bulunmamaktadır.
O halde, Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar gözönünde bulundurularak, davacının dava dilekçesindeki talebi ve bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kamına aykırı bııluıum hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 16.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.