YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13919
KARAR NO : 2019/2183
KARAR TARİHİ : 04.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 241 ada 37 parsel numaralı davalılara ait taşınmazın 321 m2’lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle bu kısmın tapusunun iptalini talep etmiştir. Islah ile daha sonrasında ise 386,082 m2 lik kısmının iptalini talep etmiştir.
Davalılar Vekili; davanın reddini savunuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda 22.03.2005 tarihli ve 2004/14815 Esas, 2005/3258 Karar sayılı ilamla yerel mahkeme hükmünün Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemekle birlikte onanmasına karar verilmiştir. Davalılar vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda 30.12.2005 tarihli ve 2005/10575 Esas ve 2005/14100 Karar sayılı ilam ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiş olup yerel mahkeme hükmü 30.12.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Davalılar vekil tarafından 15.05.2017 havale tarihli dilekçe ile maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
Dava; 3621 Sayılı Kıyı Kanunundan kaynaklanan tapu iptali isteğine ilişkindir.
Davalılar vekili maddi hatanın düzeltilmesi dilekçesinde; dava konusu parsel açısından kıyı kenar çizgisinin Kıyı Kanunu’na uygun tespit edilmediği, idari işlem ile kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine yönelik işlemin taşınmaz maliklerine tebliğ edilmediğini, dolayısıyla idari işlemin davalılar açısından kesinleşmediğini, bu nedenle mahkemece resen kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi gerekirken belirmediğini, diğer dosyalarda dairenin bozması sonra yapılan bilirkişi raporlarında idarece yapılan kıyı kenar çizgisinin hatalı olduğunun tespit edildiğini, bitişik parsel için kararın bozulduğunu, idari işlem kesinleşmediğinden davacılar açısından yeniden kıyı kenar çizgisi belirlenmesi yönünde kararın bozulması gerektiğini, bu nedenlerle onama ve karar düzeltme taleplerinin reddine ilişkin kararların maddi yanılgı sonucunda verildiği kanaati ile idarece belirlenen kıyı kenar çizgisinin davalılara tebliğ edilmeden kesinleşmiş olması, Kıyı Kanunu’na aykırı çizilmiş olması, tapu iptali nedeniyle ödenecek olan tazminat bedeli nedeniyle kamunun uğrayacağı zarar dikkate alınarak çizginin kanuna uygun olup olmadığının tespiti doğrultusunda onama kararının kaldırılarak bozma kararı verilmesini talep etmiştir. Dairece davalılar vekilinin bozma yapılması doğrultusunda sunmuş olduğu sebepler incelenmiş olmakla; Davalılar vekilinin talebinin HMK’nin 304. maddesinde “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.” hükmünün aradığı anlamda bir maddi hataya ilişkin olmayıp kesinleşmiş karar üzerinde talep doğrultusunda değişiklik ya da yeniden inceleme yapılması da mümkün değildir. Bu nedenlerle davalılar vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi yönündeki talebinin REDDİNE, 04.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.