Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/13947 E. 2017/12743 K. 11.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13947
KARAR NO : 2017/12743
KARAR TARİHİ : 11.10.2017

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Meskeniyet Şikayeti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda …. İcra Hukuk Mahkemesinin 15.12.2016 tarih 2016/86 E., 2016/244 …. sayılı kararıyla şikayetin kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi…. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalılar vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR

Borçlu vekili, haczedilen taşınmaz ile ilgili olarak İİK’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi kapsamında meskeniyet şikayetinde bulunmuş, haczin kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, şikayete konu taşınmazın değerinin 125.000 TL olarak belirlendiği; borçlunun eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşadığı, benzer şartlara sahip haline münasip bir evi de yine 125.000 TL’ye satın alınabileceğinin mütalaa edildiği gerekçe gösterilerek şikayetin kabulüne karar verilmesi üzerine, alacaklılar vekilince ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi……. Hukuk Dairesi’nin 09.05.2017 tarih ve 2017/786 E. 2017/864 …. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun usulüne uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olduğu, rapor doğrultusunda şikayete konu mesken üzerindeki haczin kaldırılmasının doğru olduğu gerekçe gösterilerek alacaklılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı alacaklılar vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
İİK’nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesi’nce borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya verilmeli, kalanı icra dosyasında bırakılmalıdır. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu ögeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Değerlendirme yapılırken en mütevazi semtlerdeki mesken fiyatları esas alınmalıdır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; …..mahallesinde bulunan 110 m2 alana sahip, zemin 1-2. katta bulunan şikayete konu bağımsız bölümün, üç oda bir salon, wc, mutfak, banyo ve balkondan müteşekkil olduğu, salon ve odaların zeminlerinin laminat parke kaplamalı olduğu, pencere doğramaların…. olduğu, ısınmanın doğal gaz kombi ile sağlandığı ve davalı taşınmazın bakımlı ve iyi durumda olduğu mütalaa edildikten sonra taşınmazın değeri 125.000 TL olarak tespit edilmiş; borçlunun haline münasip, ihtiyaçlarını karşılayacak, 110 m2 alanlı, 3+1 dairenin değeri de 125.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu durum yukarıda açıklanan kriterlere aykırılık teşkil etmekte olup, rapor kendi içerisinde çelişkilidir.
O halde, İcra Dairesi’nce, takip hukukunda asıl olanın alacaklının alacağına kavuşturulması olup, borçlunun şehrin daha mütevazı semtlerinde ve daha mütevazi şartları haiz meskende oturabileceği nazara alınarak haline münasip evi alabileceği miktar yukarıdaki ilkeler doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayalı olarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.