Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/14163 E. 2020/3337 K. 11.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14163
KARAR NO : 2020/3337
KARAR TARİHİ : 11.06.2020

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 01.11.2016 tarihli ve 2016/26 Esas, 2016/716 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı alacaklı vekili, borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresine haciz yapmak için gidildiğinde borçlunun taşındığının öğrenildiğini, borçlunun tespit edilen adresine haciz için gidildiğinde haciz mahallinde borçluya ait evraklar bulunduğunu, borçlu şirketin mal kaçırdığını açıklayarak, davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ödeme emrini tebliğ alan kişinin, haciz adresinde bulunan ‘Tel Erezyon Kullanma Talimatı‘ başlıklı belgede hazırlayan olarak adının yer almasının borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğuna karine teşkil ettiği, haciz adresinin üçüncü kişinin ticaret sicilde gösterilen adresi ile aynı olmadığı, borçlunun adresinden taşınmış olması ve yeni adresinin haciz tarihinde belli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı üçüncü kişi vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 8.2.2017 tarihli ve 2017/63 E. 2017/173 K. sayılı kararı ile lehine istihkak iddiasında bulunulan davalının adresi kullanmadığını,hiç o adreste faaliyet göstermediğini, hacze konu makinanın tarafına ait olmadığını iddia ettiğine göre, İİK’nin 8.madde de gözetildiğinde davacı alacaklının beyanlarına itibar edilmesi gerektiği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davalı üçüncü kişi vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dava konusu haciz, borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği veya dayanak kira sözleşmesinde belirtilen adreste yapılmamış, haciz sırasında borçlu şirket ortağı ya da yetkilisi hazır bulunmamıştır. Dosya kapsamında yer alan ticaret sicil kayıtlarına göre, borçlu şirket haciz adresinde faaliyet göstermemiş, davalı borçlu ile üçüncü kişi şirket ortakları arasında bağ da görülmemiştir. Ayrıca, haciz mahallinde borçluya ait evrak bulunmamıştır. Haciz mahallinde görülen “Tel Erezyon Kullanma Talimatı” başlıklı belgede hazırlayan olarak ismi geçen kişinin, borçlu şirket adına ödeme emrini tebliğ alan kişi olduğu anlaşılmakla birlikte, anılan belge karinenin belirlenmesinde veya organik bağın tespiti için tek başına yeterli görülmemiştir. Buna göre, mülkiyet karinesi davalı üçüncü kişi lehine olup, karinenin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı alacaklının delil olarak dayandığı deliller karinenin aksini ispat için yeterli görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.