Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/14205 E. 2020/2911 K. 03.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14205
KARAR NO : 2020/2911
KARAR TARİHİ : 03.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Hazine vekili, davalılar adına kayıtlı 275 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının … Nehri kıyısında kaldığını, bir kısmının ise kuru dere etkisi altında kaldığını öne sürerek davalılar adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan … ve …, dava konusu taşınmazın murisleri … tarafından 70-80 yıl kullanıldığını, miras yolu ile kayıt maliklerine intikal ettiğini, hissesi olmayan erkek çocuklara başka arazilerden yer verildiğini, taşınmazın 1968 yılında sele maruz kaldığını, hemen akabinde ıslah edildiğini ve yıllardır kullanıldığını, Mal Müdürlüğünce aynı taşınmaza ilişkin 1989/71 Esas, 1989/76 Karar sayılı dosya ile açılan davanın reddine karar verildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Davalılardan… ve … duruşmada alınan beyanlarında, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın dere yatağı niteliğinde olduğu ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile hali arazi olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, nehir yatağında kalan yerler bakımından tapunun iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
1.Tapulu bir taşınmazın mülkiyet hanesinin değiştirilmesine yönelik iptal ve tescil davaları kural olarak tapu sicilinde malik görünen kişilere, malik görünen gerçek kişinin ölmüş olması durumunda ise mirasçılarına yöneltilir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, dava konusu 275 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliklerinden Zeynep Kırbıyık’ın dava tarihinden çok önce 18.01.1995 tarihinde vefat ettiği, dava açılırken mirasçılık belgesinin ibraz edilmediği, nüfus kayıt örneğinde yer alan çocukları … ve …’un davalı olarak gösterildiği, Daire eksiklik talebi uyarınca dosyaya eklenen güncel tapu kayıtlarına göre Zeynep Kırbıyık’ın hissesinin dava açıldıktan sonra 2016 yılında mirasçılarına intikal ettiği, anılan mirasçılardan … davada taraf olarak yer almadıkları dolayısıyla taraf teşkilinin sağlanmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu HMK’nin 124. maddesinde belirtilen tarafta iradi değişiklik durumunun bulunmadığı ve bu sebeple davalının taraf eklenmesine rızasının gerekmediği gözetilerek; davacı tarafa bu konuda süre ve imkan tanınması gerekirken, Mahkemece yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle; “dava şartı” ile “kesin hüküm” kavramlarının temel hukuki esasları üzerinde durulmasında yarar vardır.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmemiş olması da (olumsuz) dava şartıdır. Birinci dava ile ikinci davanın müddeabihlerinin (konusunun), dava sebeplerinin (vakıaların) ve taraflarının aynı olması maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. Kesin hüküm, hem bireyler için hem de devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki güvenlilik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir.
Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar varolmalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, davalılardan … ve …’ın cevap dilekçelerinde dava konusu yerle ilgili olarak Yusufeli Asliye Hukuk mahkemesinde 1989/71 Esas sayılı dava dosyası ile davanın görüldüğünü, bu mahkeme kararının eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturduğunu iddia ettikleri anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece, anılan mahkeme kararının, HMK’nin 303. maddesi anlamında eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturup oluşturmadığının denetlenmesi açısından, dosyanın bulunduğu yerden getirtilerek keşif sırasında dosya kapsamı göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılması, kararın ve karar içeriğinde yer alan 1328 tarihli 14 numaralı tapu kaydının keşifte zemine uygulanması, bilirkişilerden gerekçeli denetime açık rapor alınması, dava konusu yerin tamamının veya bir kısmının karar kapsamında kalıp kalmadığının saptanması, önceki Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ekindeki krokinin uygulanma kabiliyetinin olup olmadığı yönünde görüş istenmesi, Hazine’nin taraf olup olmadığının denetlenmesi ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; mahkemece hüküm kurulurken taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile terkinine karar verilmesi gerekirken, TMK’nin 999/2 maddesine aykırı olarak Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.