YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1445
KARAR NO : 2017/2954
KARAR TARİHİ : 06.03.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı, davalı borçlu aleyhine ödenmeyen 2015 yılı Nisan ve Mayıs ayları kira borçları nedeniyle… İcra Müdürlüğü’nde takip başlattıklarını, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçlunun borcun tamamına itirazı ile takibin durduğunu, 30 günlük yasal süre içerisinde kira borcunun ödenmediğini ileri sürerek, davalının itirazının kaldırılmasına ve kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu, kira sözleşmesinin alt kısmında yer verilen “17.06.2014 tarihinde başlayan yeni dönem aylık kira parası net 6.000,00 TL olarak belirlenmiştir” kısmının müvekkili tarafından değil, müvekkilinin eşi … tarafından imza edildiğini, müvekkilinin aylık kira bedelinin 6.000 TL olarak ödeneceği hususunda taahhütte bulunmadığını, ilk yıl kira bedelinin 3.500,00 TL olduğunu, sözleşmedeki artış şartına göre 2015 yılı için kira bedelinin 5.092,32 TL olması gerektiğini, bu nedenle davacının müvekkilinden aylık 6.000 TL kira bedeli talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin dava konusu taşınmaza yüklü miktarda tadilat yaptırdığını, yaptığı masrafları kiradan düşme hususunda davacı ile anlaştıklarını, ödenmediği iddia edilen kira bedellerinin de yapılan masraftan mahsup edildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı borçlunun takibe itirazında sadece alacaklıya borcunun olmadığını beyan ederek itiraz etmiş olduğu, kira sözleşmesi, kira sözleşmesinin altındaki imza ve 16.06.2014 tarihli aylık kira parasının uzatılmasına ilişkin ifade ile altındaki imzaya itirazı bulunmadığı, bu durumda akdi kabul etmiş sayılacağı, davalı borçlunun İİK 269/c maddesinde sayılı belgelerle borcun ödendiğini ispat edemediği, temerrüdün gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının kaldırılmasına ve kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına toplanan delilere hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklı 03.06.2015 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi ile, aylık 6.000,00 TL’den 2015 yılı Nisan ve Mayıs ayları kira bedeli 12.000,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 09.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu itiraz dilekçesinde, alacaklıya takipte istenildiği gibi bir borcu olmadığını bildirerek borcun tamamına itiraz etmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 17.06.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl yirmi yedi gün süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedelinin net 3.500,00 TL olduğu ve kira bedelinin her yıl TÜFE yıllık ortalaması oranında artırılacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin alt kısmında 16.06.2014 tarihi itibariyle “17.06.2014 tarihinde başlayan yeni dönem aylık kira parası net 6.000,00 TL olarak belirlenmiştir” ibaresine yer verilmiş ve altı davacı … adına vekaleten … ve dava dışı … … tarafından imza edilmiştir. İİK’nun 63. maddesi uyarınca davalı borçlu itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini değiştirip genişletemez ise de; istisna olarak alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılan hususlarda itiraz sebeplerini değiştirebileceği ve genişletebileceğinin kabulü gerekir. Davalı borca itirazında aylık kira miktarına açıkça itiraz etmemiş, ancak cevap dilekçesinde; sözleşmedeki artış şartına göre takibe konu 2015 yılı kira bedelinin 5.092,32 TL olması gerektiğini bildirmiştir. Takibe konu kira tutarının ispatı kiralayana aittir. Davacının tek yanlı kira oranı ve kira bedeli belirlemesine itibar edilemez. Sözleşmenin arkasına eklenen aylık kira bedelinin 6.000,00 TL olduğuna dair ibare davalı tarafından değil, kiracının eşi olduğu anlaşılan dava dışı… tarafından imzalanmıştır. Bu durumda, davacının ibraz ettiği kira sözleşmesinde artış şartı belli ve muayyen olduğundan, mahkemece Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesindeki sınırlama da gözetilerek sözleşmedeki artış şartı uygulanmak suretiyle talep edilen aylara ait kira bedelinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’na 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’nun 428 ve İİK’nun 366. maddesi uyarınca kararın alacağa hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.