YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1464
KARAR NO : 2017/2520
KARAR TARİHİ : 27.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 11.06.2015 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 2015 yılı Şubat, Mart, Nisan ayları kiralarının davalı tarafından 5500 TL olarak ödenmesi sebebiyle 3 aylık kira farkı (aylık 750 TL’den 2250 TL) ile ödenmeyen 2015 yılı Mayıs-Haziran ayları kira parası (her bir ay için 6.250,00 TL’den) 12.500 TL olmak üzere toplam 14.750,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı takibe itiraz ederek, aylık kiranın 5500 TL olduğunu, kalan kira borçlarının, davacıda olan 4 aylık kira miktarındaki depozito parasından mahsup edilmesi gerektiğini ve borcu olmadığını belirtmiştir.
Davaya ve icra takibine dayanak yapılan 01.02.2007 başlangıç tarihli, bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı,taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşmenin hususi şartlar bölümünün altıncı maddesinde “ kiracı kontrat bitiminde kira rayiç bedelinin yıllık TEFE-TÜFE ortalaması artı 5 oranında artışını şimdiden kabul ve taahhüt eder” düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece; taraflar arasında kira bedeli konusunda uyuşmazlık bulunduğundan, ihtilafın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; uyuşmazlığın, yazılı kira sözleşmesinde taraflarca belirlenen artış şartı hükümleri değerlendirilerek çözümlenmesi gerekir. Davada, genel yargılamayı gerektirir bir husus bulunmamaktadır.
Bu durumda Mahkemece, dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan rapora karşı taraf itirazları sözleşme hükümlerine göre değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.