YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14648
KARAR NO : 2017/13874
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi, annesi olan borçlu…’ya ait hacze ve satışa konu taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı köy evinin ikinci katına 07/11/2011 tarihinde köy muhtarlığından aldığı izinle ev yaptığını, evin halen noksanlarının bulunduğunu açıklayarak davanın kabulü ile satışın geçici olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davaya konu taşınmazın 07/06/2013 tarihinde haczedildiği,hacze ilişkin 103 davetiyesinin 07/03/2014 tarihinde borçluya tebliğ edildiği,davacı ile borçlunun aynı adreste ikamet eden anne- kız olduklarından davacının en geç 07/03/2014 tarihinde haczi öğrendiği, bu tarihten davanın açıldığı tarihe kadar yasada düzenlenen hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu, hak düşürücü sürenin dava şartı olup, Mahkemece resen ve her aşamada nazara alınması gerektiği gerekçesi ile dosya üzerinden yapılan yargılama sonucu davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; İİK’nun 96 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin koşullar menkul mallar için uygulanmaktadır. Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacı 3.kişinin taşınmaz üzerine konan haczin kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir. Mahkemece istem şikayet olarak kabul edilmeli ve işin niteliği gözetilerek süreye tabi olmadığı da nazara alınarak, işin esası incelenip neticelendirilmelidir. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.