Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/14660 E. 2020/1584 K. 19.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14660
KARAR NO : 2020/1584
KARAR TARİHİ : 19.02.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, vekil edeninin borçlu …’in eski eşi olduğunu, Ankara 8. Aile Mahkemesinin 2008/587 Esas, 2008/669 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, alacaklıya borcu olmadığı halde, iş yerindeki menkullerin haczedildiğini, yapılan bu haciz işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasını, %15’den aşağı olmamak üzere tazminatın alacaklıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen 2012/535 Esas sayılı dosyada ise, 02.10.2012 tarihinde haczedilen menkuller üzerindeki hacizlerin kadırılmasını talep ve dava etmiş, birleşen 2012/583 Esas sayılı dosyada ise, istihkak iddiasının reddi talebiyle alacaklı tarafından açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlunun haciz tehdidinden kurtulmak ve alacağın tahsilini ortadan kaldırmak için anlaşmalı olarak boşandıklarını, vekil edeninin tekstil toptancısı olduğunu, borçlunun vekil edeninden fazla miktarda mal aldığını, borçlunun eski eşi davacı 3. kişi adına kayıtlı iş yerine alınan bu malların götürüldüğünü, ödeme emrinin davaya konu malların bulunduğu adreste tebliğ edildiğini savunarak asıl ve birleşen 2012/535 Esas sayılı davaların reddini istemiş, istihkak iddiasının reddi talebiyle açılan ve asıl davayla birleştirilmesine karar verilen 2012/583 Esas sayılı davanın ise kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece 17/09/2013 tarihli bozma öncesinde, davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davacı vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.12.2015 tarihli ve 2015/11272 Esas, 2015/22817 Karar sayılı kararı ile; asıl ve birleşen 2012/535 Esas sayılı davaların, üçüncü kişi tarafından İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak” davası, birleşen 2012/583 Esas sayılı davanın ise alacaklı tarafından İİK’nin 99. maddesi uyarınca açılan istihkak iddiasının reddi davası olduğu; Mahkemece yalnızca asıl dava dosyası bakımından hüküm kurulmasının, birleşen dava dosyaları yönünden olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada, asıl ve birleşen 2012/535 Esas sayılı davaların kabulüne, hacizli malların davacı üçüncü kişiye ait olduğunun tesptine; alacaklı tarafından açılan birleşen 2012/583 Esas sayılı davanın ise reddine karar verilmiştir. Hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen 2012/535 Esas sayılı dava, üçüncü kişi tarafından İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açılan istihkak iddiası, birleşen 2012/583 Esas sayılı dava ise alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
1. İİK’nin 363/1. maddesinin (7) nolu bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer verilen özel düzenlemeye göre icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır.
Somut olayda, asıl ve birleşen 2012/535 Esas sayılı dava dosyalarında temyiz konusu edilen uyuşmazlık değeri kesinlik sınırının altındadır.
Bu durumda asıl ve birleşen 2012/535 Esas sayılı dava dosyasına ilişkin hükümler kesin nitelik taşıdığından bu mahcuz bakımından temyiz dilekçesinin reddine,
2. Alacaklı vekilinin birleşen 2012/583 Esas sayılı dava dosyasına vaki temyiz itirazları bakımından, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları bilgi belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, bozma ilamına uyularak karar verilmiş olmasında, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 104,84 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,96TL’nin temyiz edenden alınmasına, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.