YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14672
KARAR NO : 2017/13479
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan Aliye, Ramazan, Abdurrahman, Ali İhsan ve … ile … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 142 ada 1 parsel üzerinde fiilen taksim edilen kısma ev yaptığını ve ağaç diktiğini, bu muhdesatların davacıya ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalılardan Kaptan Yatçılık Şirketi vekili; dava konusu edilen ev ve ağaçlarda hak talep etmediklerini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan … ise duruşmadaki beyanında: dava konusu yerde paydaş olduğunu, ev ve ağaçları kimin yapıp, diktiğini bilmediğini ancak, başkalarınca davacı tarafından yapıldığının söylendiğini beyan etmiştir.
Diğer davalılar beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece; tanık beyanları, keşif ve bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulü ile 142 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve 19.03.2010 tarihli Fen bilirkişisine ait rapor ekindeki krokide taşınmazın Kuzey Doğusunda bulunan ve davacı tarafça kullanılan 397,08 m2’lik alan üzerindeki 08.06.2010 tarihli inşaatçı bilirkişi raporunda belirtilen 20.765,00 TL değerindeki yapı ile 17.03.2010 tarihli zirai bilirkişi raporunda belirtilen 50-60 yaşlarında 1 adet zeytin, 40-50 yaşlarında 1 adet incir ağacı, 25/30 yaşlarında 1 adet armut ağacı ile 3 yaşında 1 adet limon, 3 yaşında 1 adet portakal ağacı fidanının mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karar davalılardan …, …, … tarafından verilen ortak temyiz dilekçesi ile yine davalılardan …, … ve … tarafından verilen ortak dilekçeyle temyiz edilmiş olup, bunlardan …. ve … dışındakiler tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; Muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Taşınmaz üzerindeki muhdesatın tespiti davaları kendine özgü davalardan olup, dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Muhdesat tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan diğer tüm tapu maliklerinin veya tapu kayıt malikinin mirasçılarının davada taraf olarak yer almaları zorunludur.
1)Tapu maliklerinden ….n dava açıldığı tarihte ölü olduğu ve mirasçısı olarak…. gösterildiği dosya kapsamından anlaşılmakla davada taraf olan …. kızı … olup, dava dilekçesinin …. kızı …’e tebliğe çıkarıldığı ve…….’in kayınpederi ….tebliğin yapıldığı davada esas taraf olan …’in kayınpederinin adının ….olduğu tespit edilmekle esas davalıya tebligat yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
2) Tapu maliklerinden olan …. 08.05.1966 tarihinde vefat ettiği ve Dairemizce yapılan geri çevirme üzerine dosyaya eklenen veraset ilamında davada taraf olarak bulunmayan…..adlı kişilerin davaya dahil edilip tebligat yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
3) Yine Dairemizce yapılan geri çevirme sonucu …veraset ilamı veya Nüfus kayıtları dosyaya eklenmemiş olup, dava dilekçesinde de gösterilen mirasçılar haricinde mirasçısı olup olmadığı tespit edilmeden ve eğer varsa davaya dahil edilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
4) Son olarak, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ve tapu kayıtlarında malik olarak görünen….’nın adının davanın evveliyatında hiç adı geçmeyen … olarak yazılıp karar tebliğinin …’ya yapılması doğru olmamıştır.
Dört bend halinde açıklandığı üzere, dava açılırken taraf teşkili sağlanmamış ise de; paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu HMK’nun 124. maddesinde belirtilen tarafta iradi değişiklik durumunun bulunmadığı ve bu sebeple davalının taraf eklenmesine rızasının gerekmediği gözetilerek, davacı tarafa bu konuda süre ve imkan tanınması gerekirken, mahkemece taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. O halde mahkemece yapılması gereken, taraf teşkilinin sağlanması, davaya katıldıkları takdirde delillerini sunmaları konusunda kendilerine süre ve imkan tanınması, savunmaları doğrultusunda delillerin toplanması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek istek hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK.nun 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.