YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15025
KARAR NO : 2020/4729
KARAR TARİHİ : 09.07.2020
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Afyon Karahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.02.2017 tarihli ve 2015/116 Esas, 2017/50 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, dava konusu 135-136–138-140 parsel sayılı taşınmazların müvekkillerinin murisleri adına kayıtlı olduğunu ve üzerinde muhdesatlar olduğunu, bilahare imar uygulaması ile taşınmazların birleştirilerek 5 parsel olarak Hazine adına kaydedildiğini, Hazine tarafından ecrimisil talep edildiğini belirterek muhdesatların ve bedellerinin tespit edilerek belirlenen miktarın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesince istinaf talebi esastan reddedilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir .
Eldeki davada, davacılar vekili, imar uygulamasından önce müvekkillerinin murislerinin maliki bulunduğu 135–136–138–140 parsel numaralı taşınmazların imar uygulaması sonucu 5 parsel numarası adı altında birleştirildiğini ve davalı … adına kaydedildiğini belirterek bedel talebinde bulunmuş olmasına karşın, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı sabittir .
Mahkemece yapılacak iş; talep konusu taşınmazların tüm tedavülleriyle birlikte tapu kayıtlarının, kadastro tutanaklarının, imar uygulama evraklarının ilgili kurumlardan istetilerek dosya arasına alınarak, iddia ve savunma çerçevesinde delilleri toplayıp, dava konusu edilen muhdesatların imar uygulaması öncesi davacılar murisi adına kayıtlı olan taşınmazlarda kalıp kalmadığı belirlenerek, çakıştırılacak krokide gösterilerek, uygulamanın idari nitelikli imar yasası uygulaması kaynaklı olup olmadığı tespit edilerek, imar uygulamasından kaynaklı olarak muhdesatlar yeni oluşan ve davalı adına kaydedilen taşınmazda kalıyor ise davacılar talebinin kabulüne karar vermek iken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir .
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi (7.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.07.2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verilmesine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmaza Hazine’nin müdahalesinin bulunmamasına, davacıların kullanımında olmasına ve ecrimisil ihbarnamesi gönderilmesinin elatma ve kullanımının sınırlandırılması olarak nitelendirilemeyecek olmasına ve davalı Hazinenin bu aşamada sebepsiz zenginleşmesinin sözkonusu olmamasına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 09.07.2020