YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15383
KARAR NO : 2017/15412
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
… A R A R
… 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/302 E. -2012/ 293K. sayılı alacak ilamı borçlu aleyhine takibe konulmuş olup, borçlu vekili müvekkili İdareye 6352 sayılı Yasa’nın 58. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/2. maddesindeki değişiklik kapsamında alacağın tahsiline yönelik herhangi bir başvuru yapılmaksızın takip başlatılmasının yasal dayanağı olmadığından ve talep aşılarak fazla faiz talep edildiğinden bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, idareye başvuru yapılmaksızın icra takibi başlatıldığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
6352 sayılı Yasa’nın 58. maddesi ile değişik 2577 sayılı Yasa’nın 28 inci maddesinin (2) fıkrasına göre “…Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur…” Ancak 2577 sayılı Yasa’nın 1. maddesi uyarınca; “Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri’nin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabi …” olup, Yasa’nın 28/2. maddesindeki anılan değişikliğin adli yargı mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu husus gözetilerek şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle şikayetin kabulü ile takibin iptaline hükmolunması isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.