YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16037
KARAR NO : 2019/6516
KARAR TARİHİ : 26.06.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI (Alacaklı) : …
DAVALI (3. Kişi) :
(Borçlu) : …
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.05.2017 tarihli ve 2015/18142 Esas, 2017/7092 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı üçüncü kişi vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlunun mal varlığını muvazaalı şekilde kardeşlerine devrettiğini, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak ve nafaka borcunu ödememek için ileri sürüldüğünü belirterek üçüncü kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, resmi kayıt niteliğindeki trafik kaydından aracın davalı tüzel kişiliğe ait olduğunun anlaşıldığı, tescile bağlanan dava konusu aracın davacı tarafından davalı borçluya ait olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 15.5.2017 tarihli ve 2015/18142 Esas, 2017/7092 Karar sayılı ilamı ile; borçlunun üçüncü kişi şirketteki hisse devrinin borcun doğumundan sonra yapıldığı, borçlunun hissesini devretmesine rağmen, haciz sırasında hazır bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksi davalı üçüncü kişi tarafından ispat edilmediğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına karşı davalı üçüncü kişi vekili, karar düzeltme talebinde bulunduğundan dosya yeniden incelenmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; istihkak davalarında geçerli bir takip ve haczin bulunması dava şartıdır ve mahkeme hâkimi tarafından duruşmanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Somut olayda, davacı alacaklı vekili, İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün 2013/12375 Esas sayılı dosyasında 16.9.2013 tarihinde yapılan hacze ilişkin istihkak iddiasının reddi istemli dava açmıştır. UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 16.7.2014 tarihli ve 2014/400 Esas, 2014/ 456 Karar sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün 2013/12375 Esas sayılı dosyası ile yürütülen takibin iptaline karar verilmiş, Dairemizin 27/01/2016 tarihli ve 2014/20240 Esas, 2016/1326 Karar sayılı ilamı ile karar onanmış, tarafların karar düzeltme talebinde bulunmamaları üzerine, hükmün 08/03/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Takibin iptali kararının kesinleşmesi üzerine, borçlu hakkındaki takibin ve haczin geçerliliği ortadan kalkacağı için dava konusuz kalmıştır. Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden de 6100 sayılı HMK’nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri takdir edilmesi için hükmün bu gerekçe ile bozulması gerektiğinden, karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.5.2017 tarihli ve 2015/18142 Esas, 2017/7092 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 26.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.