YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16085
KARAR NO : 2019/2545
KARAR TARİHİ : 12.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.01.2017 tarihli ve 2014/26382 Esas, 2017/643 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 06.12.2011 tarihinde 10.000,00 TL. değer gösterilerek açılmış, 2010 yılı için 4.800,00 TL, 2011 yılı için 5.200,00 TL davacı lehine ecrimisile hükmedilerek 21.05.2014 tarihinde nihai karara bağlanmıştır.
Yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelenmesi sonucunda Yargıtay Daireleri ya da Hukuk Genel Kurulu’nca verilen kararlara karşı miktar itibariyle karar düzeltme yoluna gidilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenirken; temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan Kanun hükmü esas alınmalıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.4.2005 tarihli ve 2005/4-295-287 sayılı ilamı) Bu durumda, temyiz veya karar düzeltme incelemesinde kesinlik, dolayısı ile kanun yoluna başvurulabilirlik sınırı belirlenirken talep hangi karara yönelik ise o karar tarihinin esas alınması gerekir.
Talep karar düzeltme istemine ilişkin olduğu ve 23.01.2017 tarihli Daire kararının düzeltilmesi istendiği için kesinlik sınırı Daire karar tarihine göre belirlenmelidir.
Bilindiği üzere, 1086 sayılı HUMK’un 440/III-1 maddesi 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değiştirilmiş, ayrıca 01.04.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun’un 19.maddesi ile HUMK’a ilave edilen Ek Madde 4’e göre de; 01.01.2017 tarihinden itibaren değeri 13.900,00 TL’den az olan davalara ait hükümlerin onanmasına veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararları hakkında karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenle, (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) davalı vekili ile davacı vekilinin karar düzeltme istemine ilişkin dilekçelerinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyenlere ayrı ayrı iadesine, 12.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.