Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/17282 E. 2019/4802 K. 09.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17282
KARAR NO : 2019/4802
KARAR TARİHİ : 09.05.2019

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kaydın İptali ve Tescil Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşma talepli olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Duruşma talebinin değerden reddine karar verilerek Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili, harca esas değeri 50.000,00 TL olarak gösterdiği dava dilekçesinde; mal rejmine ilişkin hükümler uyarınca evlilik birliği içinde davalı adına edinilen taşınmazlar ve aracın kayıtlarının iptali ile ½ paylarının davacı adına tesciline, davalının banka hesaplarında bulunan paranın ½’sinin de davalıdan alınıp davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davacı taraf; vekaletnamesinde davadan feragate yetkili kılınmış vekili tarafından mahkemeye sunulan 07.12.2016 tarihli dilekçe ile müvekkilinin talebi üzerine davalı aleyhine açılan bu davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece, davanın feragat nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf talebi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından esastan reddedilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davadan feragat, davacının açmış olduğu davada talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK mad. 307). Feragat, davacının mahkemeye hitaben tek taraflı, açık bir irade açıklaması ile gerçekleşir. Feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve irade bozukluğu hâllerinde, feragatın iptali istenebilir (HMK mad. 311/1-2. cümle; Kuru, B.:Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Baskı, Cilt:IV, İstanbul 2001, sahife:3646 vd.). Davacının davadan feragatı halinde davanın reddine karar verilmesi gerekeceği şüphesizdir. Bu itibarla mahkemenin bu yöndeki gerekçesi kural olarak doğrudur. Ne var ki, somut olayda davacı taraf feragati nedeniyle reddine karar verilmiş bulunan davada, korkutma nedeniyle iradesinin fesada uğratılarak feragat beyanında bulunmasının sağlandığını yargılama aşamasında ileri sürmüş ve aynı iddiayı öne sürerek kararı temyiz etmiştir. Başka bir anlatımla, feragat beyanının irade fesadı nedeniyle geçersiz olduğu iddiasıyla feshi ile alacak talebi hakkında karar verilmesini talep etmiştir. Bu gibi durumlarda yapılması gereken, feragatin geçersizliği iddiasının hadise olarak aynı mahkemede görülüp, sonuçlandırılmasıdır. Tüm bu açıklamalara göre, Mahkemece yapılacak iş; Türk Borçlar Kanunu’nun 30. vd. maddelerinde belirtilen irade fesadı hallerine dayanıldığına göre, bu husustaki iddianın ilgili hükümler çerçevesinde ve gerektiğinde taraf delilleri toplanarak hadise olarak incelenmesi, feragat beyanının dayanılan sebeplerle geçersiz olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1 maddesi uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.