YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1838
KARAR NO : 2017/5582
KARAR TARİHİ : 17.04.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, itirazın kaldırılması ve tahliye davasının kısmen kabulüne ve tahliye davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
… A R A R
Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece itirazın kaldırılması davasının kısmen kabulüne, tahliye davasının kabulüne karar verilmiş karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir. Öte yandan; davadaki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün ise de, icra takibindeki eksikliğin giderilmesi mümkün değildir.
Somut olayda; davacı alacaklılar, 10/11/2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 06/05/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Nisan ila 2015 yılı Mart ayına ait aylık 700,00 TL den toplam 8.400,00 TL kira ve 462,40 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.Takip konusu kira sözleşmesinde kiraya veren Yakup Yetim olup 25/02/2012 tarihinde vefat ederek geriye davacı alacaklılar ile dava dışı…. mirasçı olarak bırakmıştır….. icra takibinde alacaklı sıfatına sahip değildir. Kiralanan taşınmaz paylı mülkiyete konu ise her bir paydaş sadece kendi payına düşen alacağı talep edebilir. Elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların birlikte icra takibi başlatmaları gerekir. Bu nedenle mahkemece dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı getirtilerek taşınmazın
tabi olduğu mülkiyet türünün tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde alacağının kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle.davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 17/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.