Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/2478 E. 2017/13333 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2478
KARAR NO : 2017/13333
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Babalığın Hükmen Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Dava dilekçesinde, davacıların anneleri …’un nüfus kaydının düzeltilerek babası olarak ölü …’nın nüfus kaydına eklenmesi istenmiş; mahkemece, davacıların yerleşim yerinin … olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesi üzerine; karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir.
Öncelikle çözümlenmesi gereken husus; davanın babalık veya nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası olup olmadığıdır. Bilindiği üzere, soybağı birbirinin soyundan gelen kişiler arasındaki ilişkiyi ifade ettiğinden bu kavram içerisinde kan bağının yanında hukuki münasebetin de bulunması, diğer bir ifadeyle kan bağının hukuk düzeninin aradığı koşullar içerisinde oluşması zorunludur. Türk Medeni Kanunu’nun 282. maddesi uyarınca, çocuk ile ana arasında soybağı doğumla, baba ile arasında soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur, ayrıca, kısaca af kanunları olarak nitelendirilen bir evlenme aktine dayanmayan birleşmelerden doğan çocukların neseplerinin düzeltilmesine ilişkin kanunlara göre de soybağı düzeltilebilir (HGK 30.01.2008 gün 2008/2-36-47 sayılı kararı).
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, davacıların annesi … 27.07.1934 doğumlu olarak dava dışı … ile …’nın çocuğu olarak 24.05.1941 tarihinde nüfusa tescil edilmiştir. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/03/1948 tarih ve 1948/253 esas, 1948/65 karar sayılı ilamı ile … esasında ….çocuğu olduğu, ancak Hamit ile eşi …’nın bu çocuğu kendi çocukları gibi nüfuslarına kaydettikleri gerekçesiyle …” olan baba adı “…” olan ana adı ise ….” olarak, daha sonra ise … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.7.1981 tarih ve 1976/300-1981/811 sayılı ilamı ile Neriman’ın …” olan anne adı bu defa “….” olarak düzeltilmiştir.

Somut olayda dava, davacıların annesi….’ın biyolojik babasının annesi … ile resmi evlilik ilişkisi olmayan … olduğunun tespiti ve buna uygun olarak nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında dava, davacıların murisi…’ın, annesi ….e’nin nüfus kaydından babası olduğunu iddia ettikleri …’nın nüfus kaydına taşınması isteği biyolojik anne ….ın evlilik ilişkisi olmadığından Türk Medeni Kanunu’nun 301. Maddesi kapsamında babalığın hükmen tespiti niteliğindedir.
Soybağına ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 282. maddesi ve devamında düzenlenmiş olup Aile Mahkemelerinin görevi kapsamındadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinde düzenlenen nüfus kaydının düzeltilmesi davalarına ise asliye hukuk mahkemesinde bakılır.
Asliye Hukuk Mahkemesi genel nitelikli mahkeme olup, aksine bir düzenleme bulunmadıkça dava konusunun miktar ve değerine bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalara bakmakla görevli; aile mahkemesi ise özel kanununda kendisine verilen davalara bakmakla görevli özel nitelikli bir mahkemedir.
Davada, davacıların annesi… babası hanesine tescili istemi Türk Medeni Kanununun 301 ve devamı maddelerinde düzenlenen babalığın tespiti istemine ilişkin olup, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK.118-395) kaynaklanan bütün davalarda aile mahkemesinin görevli olduğu hükme bağlandığından, davanın aile mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın nüfus kaydının düzeltilmesi olarak nitelenip yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 19.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.