YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2822
KARAR NO : 2017/12256
KARAR TARİHİ : 05.10.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş olup hükmün … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, 01.01.1966 doğumlu davalı …’ın gerçek anne ve babasının … ile… olduğu halde nüfusa, çocukları olmayan davacı … ve eşi …’nın çocuğu olarak kaydedildiği, bu kaydın doğruyu yansıtmadığı ileri sürülerek davalının gerçek annesinin…, gerçek babasının da … olduğu tespit edilerek soybağının kurulması ve nüfus kayıtlarının buna göre düzeltilmesi istenilmiş; Mahkemece dava nüfus kayıt düzeltme davası olarak nitelendirilip Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiğinden bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi Hakime aittir.
Öncelikle çözümlenmesi gereken husus; davanın soybağının reddi- babalık veya nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası olup olmadığıdır. Bilindiği üzere, soybağı birbirinin soyundan gelen kişiler arasındaki ilişkiyi ifade ettiğinden bu kavram içerisinde kan bağının yanında hukuki münasebetin de bulunması, diğer bir ifadeyle kan bağının hukuk düzeninin aradığı koşullar içerisinde oluşması zorunludur. Türk Medeni Kanununun 282. maddesi uyarınca, çocuk ile ana arasında soybağı doğumla, baba ile arasında soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya Hakim hükmüyle ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur, kısaca af kanunları olarak nitelendirilen bir evlenme aktine dayanmayan birleşmelerden doğan çocukların neseplerinin düzeltilmesine ilişkin kanunlara göre de soybağı düzeltilebilir (HGK 30.01.2008 gün 2008/2-36-47 sayılı kararı).
Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kendiliğinden kurulur ve tesisi için herhangi bir hükme gerek bulunmadığından, çocuğun annesi ile soybağı ilişkisinin kurulması değil, çocuğu doğuran kadının kim olduğunun tespiti dava konusu edilebilir. Öte yandan Türk Medeni Kanununun 36/1. maddesine göre; kişisel durum, bu amaçla tutulan resmi sicille belirlenir. Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş Mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.
Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için Mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet Savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir (YHGK, 11.02.1998, 2-87/77 sayılı kararı). Soybağının reddi davası ile kayıt düzeltme davası, sonuçları (hane dışına çıkarmak) bakımından benzerlik göstermekte ise de, içerik ve yargılama kuralları açısından kendi özel hükümlerine bağlıdır. Soybağının reddinde, kişisel duruma ilişkin nüfus kaydında yer alan bilgi doğru olarak meydana gelmiş ve kütüğe tescil edilmiştir. Ancak bu doğru daha sonra soybağının reddi davası ile teknik anlamda bir yanlışlığa dönüştürülmüştür. Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında ise, nüfus kaydının gerçek durumu yansıtmadığı, baştan yanlış olarak kütüğe geçirilmesi söz konusudur (HGK 30.01.2008 gün 2008/2-36-47 sayılı kararı).
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davalı …, 01.01.1966 doğumlu olarak davacı … ile eşi …’nın çocukları olarak 09.01.1971 tarihinde nüfusa tescil edilmiştir.
Somut olayda dava, davalı …’ın, davacı … ve eşi …’ın çocuğu olarak aykırı beyana dayalı oluşturulan nüfus kaydının iptali ile gerçek annesinin…, babasının da … olduğunun tespiti ve buna uygun olarak nüfus kaydının düzeltilmesi ist… ilişkindir. Yukarıda gösterilen kanuni düzenlemeler dikkate alındığında; davalı …’ın gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan … ve … hanesindeki nüfus kaydının iptali ile gerçek annesi …’nin nüfus kaydına tesciline ilişkin birinci talep nüfus kayıt düzeltme davası olup Asliye Hukuk Mahkemesi; …’in davalı …’ın gerçek babası olduğunun tespitine ilişkin ikinci talep ise Türk Medeni Kanununun 301. Maddesi kapsamında babalık davası olup Aile Mahkemesinin görevi alanına girmektedir.
Buna göre …’ın gerçeğe aykırı beyana dayalı olarak oluşturulan … ve eşi …’nın nüfus hanesindeki kaydının iptali ile biyolojik annesi …’nin nüfusuna kaydı talebi yönünden davanın nüfus kayıt düzeltme davası olduğu, bu talep bakımından dosyanın tefriki ile şimdiki gibi görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi, biyolojik babanın … olduğunun tespiti yönünden ise somut talebin babalığın tespiti davası niteliğinde olduğu, bu nedenle kayıt düzeltme davasının sonucunun beklenip 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 301. maddesi gereği davanın Cumhuriyet savcısı ve Hazineye ihbarının sağlanmasından sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle her iki talep yönünden de Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK.un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.