YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2919
KARAR NO : 2017/13297
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dilekçesinde, … ili, …., 257 parselde kayıtlı taşınmazda hissedar olan …’nin kim ve nerede olduğu tespit edilemediğinden, 3561 sayılı Kanun gereğince adı geçene kayyım atanmasını istemiş, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
3561 sayılı Mal Memurlarının …. Edilmesine Dair Kanunun 2 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 427. maddelerinde, “Bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı, bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması halinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder” hükmü yer almaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, kayyım tayini istenen …’nin açık kimlik ve adres bilgilerinin yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, konuya ilişkin kanun hükümleri ve kanunun amacı gözetilerek adı geçen kişinin açık kimlik ve adres bilgileri nüfus müdürlüğünden sorularak, hakkında kolluk araştırması yapılarak, hissedarı olduğu … ili, …., 257 parsele ait ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte tapu kaydının ve dayanak belgelerinin tapu müdürlüğünden, vergi kaydıyla ilgili bilgi ve belgelerin belediye başkanlığından ve vergi dairesi müdürlüğünden getirtilip, kayıt ve belgelerde kimlik bilgilerinin bulunması halinde nüfus müdürlüğünden ilgililerin nüfus aile kayıtlarının getirtilerek tapu kaydı malikleriyle irtibatının araştırılması, varsa mirasçılara ilişkin mirasçılık belgelerinin istenilmesi ve toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMKnun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.