YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2959
KARAR NO : 2017/13896
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yargı yolu bakımından Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde; hem…hem de Türk vatandaşı olan ölü…..’nın davacı …’ın babası olup, Türk vatandaşlığını kazandığı 15/02/1936 tarihinde bekar olduğunu, davacının…..’de doğduğunu,…evlenme beyannamesin de bu hususu doğruladığını iddia ederek davacının …’nın kızı olduğunun tespiti ile kimlik kartı çıkartılmasına karar verilmesini istemiş; Mahkemece, …’nın sağlığında nüfusa bildirmediği…vatandaşı …’ın reşit olup Türk vatandaşı olmadığı, Türk vatandaşı olmayan ve artık babasına tabi olmayan reşit davacının babasıyla bağlantısının kurulup kimlik kartı çıkarılmasının mümkün olmadığı, bunun ancak Türk Vatandaşlığının kazanılmasıyla ile mümkün bulunduğu, bu yetki ve görevin ise idareye ait olduğu gerekçesiyle, Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Nüfus Hizmetleri Kanununa göre açılan kayıt düzeltme davaları diğer bir kısım davalarda olduğu gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunmaktadır ve Hakim nüfus kütüklerinde doğru sicil oluşturmak mecburiyetindedir. Nüfus Hizmetleri Kanununun 35.maddesinde, kesinleşmiş Mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydının düzeltilemeyeceği ve kayıtların anlamı ile taşıdığı bilgilerin değiştirilemeyeceği hususları öngörülmüştür. Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinin 1 fıkrasının ( c ) bendinde,”tespit davaları, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil eder.” hükmünü içermektedir.
Dava davacının, Türk Vatandaşı …’nın kızı olduğunun tesbiti isteminden ibarettir. Mahkemece bu bağlamda davaya bakılarak, iddia ile ilgili olarak … testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiği dikkate alınmayarak yazılı gerekçe ile Mahkemenin yargı yolu bakımından GÖREVSİZLİĞİNE karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.