YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3088
KARAR NO : 2017/12601
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vakıf (Vakıf Yönetim Kurulu Kararının İptali)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.10.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı … ve vekili Av. … ve karşı taraftan Av. ….. geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, … yönetim kurulu üyesi ve Vakıf mütevelli Kurul Başkanı davacı …, hakkında yürütülen bir soruşturmada tutuklandığı için vakıf mütevelli heyeti toplantılarına katılamadığı, mazeret dilekçesi göndermesine rağmen ….Yönetim Kurulunun 14.03.2015 günü yapılan toplantıda “arka arkaya üç toplantıya katılmayan yönetim kurulu üyesinin yönetim kurulu üyeliği kendiliğinden düşmüş sayılır ” denilerek kurul üyeliğinin düşürüldüğü ileri sürülerek hukuka aykırı yönetim kurulu kararının kaldırılması ve yeniden yönetim kurulu üyeliğinin devamına karar verilmesi istenilmiş; mahkemece, yönetim kurulunun ne zaman biteceği belli olmayan bir tutukluluk süresini, sürekli olarak mazeret kabul etmesinin vakfın işleyişini engelleyeceği, bu nedenle vakıf yönetim kurulunun kararı doğru kabul edilerek davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Dava, vakıf yönetim kurulu üyesi olan davacının, davalı vakfın yönetim kurulu üyeliğinin düşürülmesine dair ….Kurulunun 14.03.2015 günlü kararının iptali istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 112/2. maddesinde, mahkemenin denetim makamının başvurusu üzerine, duruşma yaparak yöneticileri görevden alabileceği ve vakıf senedinde başka bir hüküm yoksa yerine yenisini seçebileceği; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 10.maddesinde ise, sayılan sebeplerle vakıf yöneticilerinin Vakıflar Meclisin vereceği karara dayalı olarak denetim makamını olan bbbbMüdürlüğünün başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesince görevlerinden alınabileceği, telafisi imkânsız sonuçlar doğurabilecek hallerde ise dava sonuçlanıncaya kadar, Meclis kararı üzerine denetim makamınca, vakıf yönetiminin geçici olarak görevden uzaklaştırılması ve kayyımca yönetilmesinin ihtiyati tedbir olarak mahkemeden talep edilebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davalı vakfın yönetim kurulu üyesi olası davacının, ancak Vakıflar Meclisi Kararına dayalı olarak denetim makamı olan…. Müdürlüğünün başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesince görevden alınabileceği düzenlemesi karşısında, vakıf yönetim kurulunun bu konuda yetkisi olmadığı anlaşılmakla davanın açıklanan bu sebeple kabulü gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.