YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/342
KARAR NO : 2017/2658
KARAR TARİHİ : 27.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra takibine itirazın kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.04.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 16.05.2013 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 05.04.2012 – 06.05.2013 tarihleri arasındaki kira alacağı 254.284,48 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 30.05.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 05.06.2014 tarihli itiraz dilekçesinde; kira sözleşmesinin 30.04.2013 tarihinde feshedildiğini ve kiralananın tahliye edildiğini, kiralananın anahtarının 15.05.2013 tarihinde tevdi mahalline teslim edildiğini, tahliye tarihinden sonrasını da kapsayacak şekilde 2013 yılı Mayıs ayı kira bedelinin talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kira başlangıç tarihinden sonra kira bedelinin taraflarca değiştirildiğini ve bu değiştirilen bedel üzerinden kira faturalarının tamamının eksiksiz olarak ödendiğini, herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek borcun tamamına ve faize itiraz etmiştir.
Alacaklı vekili İcra Mahkemesi’ne başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı cevap dilekçesinde, takip talebinde belirtilen tüm fatura bedellerinin eksiksiz olarak ödendiğini, kiralananın tahliye edilerek anahtarının 15.05.2013 tarihinde notere tevdi edildiğini, bu nedenle tahliye tarihinden sonrasını kapsayacak şekilde 2013/Mayıs ayı kira bedelinin talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 228.718,32 TL alacak yönünden itirazın kaldırılması talebinin kabulü ile takibin devamına karar verilmiş, karar davalı ve davacı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-//-
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir; anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiralayanın anahtarı teslim almaktan kaçınması veya başka bir sebeple anahtarın teslim edilememesi durumunda mahkemeden tevdi mahalli kararı alınması ve anahtarın mahkemece belirlenen yere teslim edilmesi gerekir. Anahtarın teslimine ilişkin tutanağın kiralayana tebliğ edildiği tarih anahtar teslim tarihi sayılır.
Davalı kiracı tarafından kiralananın anahtarları 15.05.2013 tarihli emanet teslim tutanağı ile İzmir 11. Noterliği’ne teslim edilmiş olup, anahtarların notere teslim edildiği hususu kiralayana İzmir 11. Noterliğinin 15.05.2013 tarih ve 07526 nolu ihtarnamesi ile bildirilmiş, ihtarname kiralayana 17.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda kiralananın 17.05.2013 tarihine kadar davalının kullanımında olduğunun ve kiracılık ilişkisinin bu tarihe kadar devam ettiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla davalı kiracı bu tarihe kadar olan kira bedellerinden sorumludur. Bu durumda Mahkemece anahtar teslimine ilişkin noter ihtarının tebliğ tarihi olan 17.05.2013 tarihine kadar olan kira alacağının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde kiralananın anahtarlarının notere tevdi tarihi esas alınarak kira alacağının hesaplanması doğru değildir.
3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının takibe konu 255.232,22 TL’na yönelik itirazının kaldırılmasını istemiş, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 228.718,32 TL üzerinden kaldırılmasına, fazlaya ilişkin 24.934,11 TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre kendini vekille temsil ettiren davalı şirket lehine reddedilen kısım yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine karar verilmesi ve yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerekirken, yargılama giderinin tümünün davalı üzerinde bırakılması ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) ve (3) No’lu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.