YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/367
KARAR NO : 2017/1164
KARAR TARİHİ : 06.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.09.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 09.04.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 01.09.2013 – 01.03.2015 tarihleri arası 646,00 TL kira alacağı farkının işlemiş faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 16.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 22.04.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, ödeme emrine konu alacağa ilişkin herhangi bir kira borcu bulunmadığını, kira bedellerinin tamamını elden ödediğini, ödemelere ilişkin elden ödeme makbuzu aldığını ileri sürerek takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir.
Davacı alacaklı İcra Mahkemesi’ne başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı cevap dilekçesinde; davacı tarafından kira bedellerini almak üzere yetkilendirilmiş…tarafından ilk yılın sonunda kira artışı olmayacağının tarafına bildirildiğini, bu nedenle de kira bedellerinin hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürülmeden kabul edildiğini, ödenmekte olan 600 TL kira bedeline %10 oranında artış yapılmak suretiyle 660,00 TL kira bedelinin kombi bedeli kesilmek suretiyle ödendiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kira sözleşmesinde enflasyon oranında artış öngörülmüş ise de, herhangi bir kira artışı yapılmadığı, kira sözleşmesinde bulunan enflasyon oranındaki artış uygulanmadan, kiracılık ilişkisine devam edildiği, yeni kira bedelinin taraflarca görüşülerek belirleneceği açıklandığı halde belirlenmediği, bu nedenle 600,00 TL üzeri kira miktarının belirlenmesi için yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesinde; ”Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerli olduğu, bu kuralın bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanacağı” düzenlemesi bulunmaktadır.
./.
Taraflar arasında 01.09.2012 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedelinin 600,00 TL olduğu ve yıllık kira artışının yıllık enflasyon + %10 oranında olacağı, enflasyon %25 – %35 arasında oluşursa enflasyon + %5 oranında artırılacağı kararlaştırılmış, % 10 kira artışı da davalı tarafından kabul edilmiştir. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Bu durumda mahkemece 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK’nun 344. maddesi hükmü de gözetilerek 12 aylık ÜFE artış oranını geçmemek üzere sözleşme hükmü doğrultusunda aylık kira bedelinin ve kira artış farkının belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’na 6217 sayılı Kanun’la eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.