Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/3875 E. 2017/13146 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3875
KARAR NO : 2017/13146
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı ,05/12/2008 başlangıç tarihli ve on beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 02/04/2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2012 yılı Haziran ila 2013 yılı Mart ayları arasına ait toplam 5.873,70 TL kira ve 233,36 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile takibe konu borcun kira sözleşmesinin 14 ve 15. Maddelerinde belirtilen ticari senetler mukabilinde ödendiğini ve her hangi bir kira borcu bulunmadığını belirterek borca itiraz etmiştir.
İtiraz üzerine açılan itirazın kaldırılması ve tahliye davasında Mahkemenin 31/12/2013 günlü,2013/820-2013/1220 sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı borçlu vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan)….Hukuk Dairesi’nin 15/05/2014 günlü,2014/2700 – 2014/6285 sayılı ilamı ile “ Sözleşmenin özel şartlar 14. Maddesinde kira sözleşmesinden kaynaklanan borçların ekte döküm bulunan kambiyo senetleri ile ödeneceği söz konusu senetlerin kiracı tarafından keşide edilerek sözleşme tarihinde kiralayana teslim edildiği belirtilmiştir. Sözleşmedeki bu düzenleme karşısında tarafların anlaşması ile takibe konu kira parasının tahsili ticari senede bağlanmıştır. Ticari senetlerin ciro kabiliyeti olduğundan kiracının verdiği senedin kimin elinde olduğunu bilmesi gerekir. Bu durumda kira parasının tahsili bakımından öncelikle ticari senetlerin tahsiline ilişkin yollara müracaat edilmesi ya da mahkemeye ibrazı gerekir. Yukarıda belirtilen esaslar dikkate alınıp, gerektiğinde davacıdan açıklama istenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sözleşmenin özel şartı üzerinde durulmadan tahliye kararı verilmesi doğru değildir.” denmekle bozulmuştur.
Bozma üzerine Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilmiştir. Davacı alacaklı vekili ;kira sözleşmesinde dökümü yapılan senetlerin müvekkiline teslim edilmediğini belirterek herhangi bir senet ibraz etmemiş , davalı borçlu vekili ise , ödenen senetlerin geri alındığını, geri alınan senetlerin saklama yükümlülükleri bulunmamasına rağmen müvekkilince saklandığını belirterek 05/06/2012 ödeme tarihinden başlayan davacı alacaklı namına düzenlenen 10 adet 500,00 TL bedelli sıralı ve 31/12/2012 ödeme tarihli,1.308,00 TL bedelli, 31/12/2013 ödeme tarihli ,1.680,00 TL bedelli senet asıllarını ibraz etmiştir. Davacı alacaklı vekili senetlerin arkasında yer alan 1. ciroda şirket kaşesi üzerine atılı imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını iddia etmesi üzerine Mahkemece Grafoloji ve Sahtecilik uzmanı aracılığıyla imza incelemesi yapılmış, 1. ciro imzaların şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak, icra takibine konu senetlerde yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı kanısı ile davacı alacaklının adi yazılı kira sözleşmesine dayanmış olması karşısında davalı borçlunun ödeme emrine itirazında bu sözleşmedeki imzayı inkar etmediği, kira borcunun miktarına ve ödenmiş olmasına ilişkin itirazlar yönelttiği dikkate alındığında İİK m 269/b-c’de belirtilen itirazın kaldırılması şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece her ne kadar Yargıtay (kapatılan )….. Hukuk Dairesi’nin 15/05/2014 günlü,2014/2700 – 2014/6285 sayılı ilamına uyma kararı verilmiş ise de uyma gereği yerine getirilmeden karar verilmiştir. Kira sözleşmesinin özel şartlar 14. Maddesinde kira sözleşmesinden kaynaklanan borçların ekte döküm bulunan kambiyo senetleri ile ödeneceği söz konusu senetlerin kiracı tarafından keşide edilerek sözleşme tarihinde kiralayana teslim edildiği belirtilmiştir. Sözleşmedeki bu düzenleme karşısında tarafların anlaşması ile takibe konu kira parasının tahsili ticari senede bağlanmıştır. Aksini ispat ancak yazılı delil ile mümkündür. Davacı alacaklı, sözleşme ekinde dökümü yapılan senetlerin taraflarına teslim edilmediğini belirterek takip konusu dönemlere ilişkin kambiyo senetlerini ibraz edemediğinden iddiasını ispatlayamadığının kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.