YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3960
KARAR NO : 2017/13210
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.04.2009 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 24.08.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile Temmuz ve Ağustos ayları kira farkları 83’er TL’den 166,00 TL kira farkının tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 26.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 27.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, kira artışından doğan farkın aylık 41,00 TL olduğunu, nitekim Nisan ayında ….’nin 4,8 ….’nin 7,91 oranında olduğunu, bunun ortalamasının da 6,36 oranına tekabül ettiğini, kiranın 2.900 TL olarak ödenmiş olmakla aradaki farkın 41 TL olduğunu, bu farkı 2 aylık olarak yatıracağını bildirerek, takibe konu borcun 84,00 TL’lik kısmına itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davalının itirazının 85,00 TL’lik kısmının Kaldırılmasına, davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi gereğince karar, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; Açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 01.04.2015 – 31.03.2016 dönemi kira bedelinin 221,78 TL’lik artış ile 2.983,78 TL olduğunun tespit edildiği, takip ile 83,00’er TL’den 166,00 TL kira farkının tahsilinin istenildiği, ancak davalı tarafından borcun 82,00 TL’si kabul edilerek icra dosyasına yatırıldığı, bu durumda 166,00 TL’den 82,00 TL düşüldüğünde 84,00 TL kira borcunun olduğu, 82,00 TL’nin 30 günlük süre içerisinde ödendiği, kira borcunun 84,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hüküm gerekçesinde “…kiracının ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra icra dosyasına 27/08/2015 tarihinde 82,00 TL ödeme yapmış olduğu dikkate alındığında takip konusu aylar kira farkına ilişkin; 166,00 – 82,00 TL = 84,00 TL kira borcu olduğu…” şeklinde gerekçe yazıldığı halde hüküm kısmının iki nolu bendinde “Davalının yapmış olduğu itirazının tamamı olan 85 TL’lik kısmının kaldırılmasına…” karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı kiracının 166,00-82,00 TL=84,00 TL asıl alacak üzerinden itirazının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.