YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4063
KARAR NO : 2017/13766
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.04.2013 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 25.11.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2013 yılı Eylül ayından 2014 yılı Mart ayına kadarki kira alacağı 8.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 26.11.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 30.11.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, dosya alacaklısına herhangi bir borcu bulunmadığını, borcu kabul etmediğini bildirerek takibe itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı cevap dilekçesi vermediği gibi, duruşmaya da katılmamıştır.
Mahkemece, itirazın kesin kaldırılması için 68/1 de belirtildiği üzere imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit olması gerektiği, dava konusu kira sözleşmesi adi şekilde yapılmış olup, kayıtsız şartsız bir para borcunu içermediği, bundan dolayı senet olarak kabul edilemeyeceğinden dolayı İİK 68/1 deki belgelerden sayılamayan kira sözleşmesine istinaden davalı borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına yönelik davacının talebin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 01.04.2013 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık yoktur. İ.İ…..’nun 269/2. maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi ve kira ilişkisini kabul etmiş sayılır. İİK.’nun 63. maddesine göre de davalı borçlu itiraz sebeplerini değiştiremez genişletemez. Nitekim davalı borçlu takibe karşı itirazında, davacı alacaklı ile aralarındaki kira ilişkisine, miktarına ve kira sözleşmesindeki imzasına karşı çıkmamış, alacaklı görünen şahsa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek takibe ve borca itiraz etmiştir. Öyleyse kira ilişkisinin ve borç miktarının kesinleştiğinin kabulü zorunludur.
Bu durumda Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İİK.nın 366 ve 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.