Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/416 E. 2017/1158 K. 06.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/416
KARAR NO : 2017/1158
KARAR TARİHİ : 06.02.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Davacı alacaklı 01.07.2013 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 24.02.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 19.02.2015 başlangıç tarihli 1.820,00 TL kira alacağı ve 1.224,87 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 3.044,87 TL’nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 04.03.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Mahkemece, ödeme emrinin davalı …’e usulüne uygun tebliğ edildiği, davalının süresi içerisinde itiraz etmediği ancak dosya içerisinde bulunan tahsilat makbuzları ve Belediye yazı cevabı ile borçlunun dosya borcunu 30 günlük ödeme süresi içerisinde alacaklı kuruma ödediğinin anlaşıldığı, bu nedenle tahliyenin şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Takip talepnamesinde 19.02.2015 başlangıç tarihli kira alacağı olduğu belirtilerek 1.820,00 TL’nin tahsili istenmişse de, bu miktarın hangi aylara ilişkin olduğu ne takipte ne de yargılama sırasında açıklanmamıştır. Nitekim ne takip talebinden ne de dosya kapsamından hangi aylara ait ne miktar kira bedelinin talep edildiği anlaşılamamaktadır. Bu nedenle mahkemece, takip konusu alacağın ait olduğu aylar ile miktarları davacı vekiline açıklattırılarak, takibe konu aylar kira bedellerinin belediyeden gelen ödeme belgelerine göre ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 günlük yasal süre içerisinde eksiksiz ödenip ödenmediğinin, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle değerlendirilmesi gerekirken, yeterli inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.na 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.