YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4319
KARAR NO : 2017/12650
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KISITLI ADAYI : …
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, müvekkilinin 1937 doğumlu babasının gerek yaşının ileri olması gerekse birlikte yaşadığı diğer kızı …Betin’in yönlendirmeleri ile işlerini idare edemeyecek şekilde temyiz kudretini kaybettiğini, rayiç bedeli yüksek olan 88 ada 18 parsel sayılı taşınmazı çok düşük bir bedelle sattığını, banka hesaplarından nereye harcandığı belli olmayan ciddi meblağlarda para çektiğini, 9144 ada 13 parseldeki 6 nolu bağımsız bölüm ile ilgili olarak diğer kızı …Betin lehine ölünceye kadar bakma akdi yaptığını, hiçbir ihtiyacı olmadığı halde malvarlığını savurgan bir şekilde eksilttiğini ileri sürerek vasi tayinine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kısıtlı adayı hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporunda, kısıtlı adayına vasi tayinine gerek olmadığının bildirildiği, sağlık kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre kısıtlı adayına vasi tayini gerekmediğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belegelerin incelenmesinden; kısıtlı adayı hakkında düzenlenen 24.11.2015 tarihli sağlık kurulu raporunda hakimlikçe dinlenmesinde yarar olduğunun bildirildiği halde mahkemece kısıtlı adayının dinlenmediği anlaşılmaktadır. Bundan ayrı, davacı vekili dava dilekçesinde, sadece Türk Medeni Kanunu’nun 405. ve 408.maddelerinde düzenlenen akıl hastalığı ve yaşlılık nedeniyle değil aynı zamanda 406. maddede düzenlenen malvarlığını kötü yönetmesi iddiasında da bulunarak vesayet altına alınmasını talep ettiğinden ve vesayete ilişkin hükümler kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, başta davacı olmak üzere tarafların göstereceği delillerin toplanıp değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.