Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/5663 E. 2017/6098 K. 24.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5663
KARAR NO : 2017/6098
KARAR TARİHİ : 24.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı … vekili, dava konusu 1487 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar kesiminde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılarak kamuya terkinine karar verilmesini istemiş ve 30/03/2015 tarihli duruşmada alınan beyanında; tapuda şerh edilen miktar kadar kısım yönünden iptal kararı verilmesini istediklerini beyan etmiştir.
Davalı; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne ve 1487 parselde davalı adına kayıtlı taşınmazın, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 29,34 m²’lik kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlere ilişkin tapu iptal davasıdır.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu taşınmazın davalı adına 13/12/2005 tarihli satış işlemi ile tapuda kayıtlı olduğu, tapu kaydının beyanlar hanesinde 29,34 m2’lik kısmın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi amacıyla; 26/11/2014 tarihli yapılan keşif sonucunda alınan teknik bilirkişi …. tarafından düzenlenen 14/12/2014 tarihli raporda; parselin alanının tapu kayıtlarında 3.500,00 m2 olarak kayıtlı olduğu, yapılan hesaplarda ise parselin alanının 3654,31 m2 geldiği, 3648,26 m2’lik alanın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, 6,05 m2’lik kısmın ise kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı belirtilmiş, yine 2 jeoloji, 1 jeolog, 1 … mühendisi, 1 harita mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı tespit edilmiştir.
Mahkeme gerekçesinde; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı ancak davacı vekilinin duruşmada alınan beyanında, dava konusu taşınmazın, tapuda kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı şerh edilen 29,34 m²’lik kısım yönünden kabulüne dair talepleri gereği açılan davanın 29,34 m²’lik kısım yönünden kabulüne karar verildiği belirtmiş ise de, hükümde dosyadaki mevcut kroki ve raporların kararın eki sayıldığı da belirtilmiştir.
Hükme esas alınan krokide, iptal ve tescil harici bırakılmasına karar verilen 29,34 m2’lik yer gösterilmemiştir. Hüküm bu hali ile infaza elverişli değildir. Mahkemece, iptali ile sicilden silinmesine karar verilen miktarın gösterildiği krokinin fen bilirkişi tarafından çizdirilmesinin sağlanmasından sonra karar verilmesi gerekirken, infaza elverişli olmayan krokinin esas alınması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1.) nolu bent uyarınca reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 24/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.