Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/570 E. 2017/2207 K. 20.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/570
KARAR NO : 2017/2207
KARAR TARİHİ : 20.02.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kira ve aidat alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, tahliye konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalıların itirazının kısmen kaldırılarak, takibin 9.450,00 Dolar asıl alacak ve 35,31 Dolar işlemiş faiz yönünden devamına karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye göre davalı kiracı… Teknolojileri Ltd. Şti.nin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kefil …’nun temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 01.02.2012 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Davalı borçlulardan … kira sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davacı alacaklı tarafından davalı kiracı ve
davalı kefil hakkında 06.01.2015 tarihinde başlatılan icra takibi ile 2014 Aralık ve 2015 Ocak ayları kira bedelinin tahsili talep edilmiştir. TBK 583.maddesi hükmüne göre kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarın sözleşmede gösterilmesi gerekir. Kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami tutarın gösterilmemesi halinde kefilin sorumluluğunun ancak kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira süresi ile sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Olayımızda 01.02.2012 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesinin süresi 01.02.2014 tarihinde bitmiş olmakla birlikte, takibe konu dönem kirası kefilin sorumlu olduğu dönemi kapsamamaktadır. Mahkemece bu nedenle davalı kefil hakkındaki itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kefil yönünden de itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kiracının temyiz itirazlarının REDDİNE, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kefilin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428.ve İİK.nun 366.maddesi uyarınca kararın davalı kefil yönünden BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde iadesine 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.